2ce 1OL

2ce 1oL Yeni Bir DÜnya
2ce1ol PortalAnasayfaGaleriAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıSSSTakvimGiriş yapKayıt Ol

Paylaş | 
 

 Atatürk'ün Kürtlere vaadi neydi?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
1OL(AZRAİL662)
PRENS-Kurucu
PRENS-Kurucu


Erkek
Mesaj Sayısı: 5269
Yaş: 21
Nerden: Denizli
İş/Hobiler: PC Beat
Lakap: AZRAiL662
İletisi: Allah'tır tek hakim
Ağa kim?
Paşa kim?
Deneyim:
100 / 100100 / 100

Seviye:
100 / 100100 / 100

Saygınlık:
100 / 100100 / 100

Aktiflik:
100 / 100100 / 100

İşletim Sistemi:
Ruh Hali:
Rep Puanı: 180
Rep Gücü: 2267
Kayıt tarihi: 24/12/07

MesajKonu: Atatürk'ün Kürtlere vaadi neydi?   Çarş. Ekim 01 2008, 20:08




Mustafa
Kemal Kurtuluş Savaşı döneminde Kürtlere vaatte bulunduğu fakat daha
sonra bu vaadini yerine getimediği açıklandı. İşte tarihi iddialar:

RuşenÇakır'ın röportajı
Osmanlı
İmparatorluğu’nda ve Türkiye Cumhuriyeti’nde Kürt kimliğine karşı bir
inkar olmadığını savunan “Devlet ve Kürtler” kitabında da görüşlerini
tezleriyle sunan Prof. Metin Heper’le dün başladığımız röportajın devam
şöyle...
*
Kitapta çok net biçimde görünce çok etkilendim Mustafa Kemal’in
Kurtuluş Savaşı sırasında Kürtlere özerklik vaat ettiğini, daha sonra
bunun gerçekleşmediğini belirtiyorsunuz. Niçin böyle bir vaat vardı ve
neden bu vaat yerine getirilmedi?


Neyi kastettiği çok belli değil ama bir özerklikten bahsediyor. Bu
biraz Atatürk’ün Osmanlı zabiti olduğunu gösteriyor çünkü Osmanlı’da
daima bir özerlik tanındı Kürtlere. Aslında üç çeşit düzenleme vardı
devletle Kürtler arasında. O dağların uçsuz bucaksız köşelerinde
yaşayan Kürtler tamamen kendi hallerine bırakılmışlar bazılarına
tamamen Osmanlı sistemi uygulanmış bazılarına ise bazı konularda
özerklik verilmiş bazılarına verilmemiş. Osmanlı’nın tamamen pragmatik
bir yaklaşım içinde olduğunu görüyoruz, Kürtlerin bir başka devlet
kurmamasının ötesinde, Kürtlere fazla dokunulmuyor. 19. yüzyılın sonu
kritik ve o dönemde gayet iyi biliyoruz Abdülhamit’in en güvendiği
askerler Kürtler. Bir Osmanlı zabiti olarak Atatürk de merkeziyetçi
değil ama entegre bir sisteme, asimilasyona değil de birlikte yaşamaya
alışık. O dönemde bundan bahsediyor, ancak sonra devlet kurulmaya
başlandığı zaman daha merkezi bir sisteme, laik bir sisteme gidiyoruz.
Kürtler artık bir aşiret hayatı sürdüremezler, merkezi devlete bağlı
olmaları lazım. Zaten aşiret reislerinin meşruiyeti büyük ölçüde dinden
geliyor, ona rağmen biz daha laik bir sistem kabul ediyoruz ve zaten
Şeyh Sait İsyanı’na da bu yol açıyor.


* Kitapta Anadolu’daki Kürt ayaklanmalarının hiçbirinde etnik
boyutun çok belirleyici olmadığını söylüyorsunuz. Yani Kürtler
tarafından yapılmış olsalar bile Kürtçü isyanlar olmadıklarını ileri
sürüyorsunuz...


Evet çünkü gerek 1920’lerden 1938’e kadar süren dönemde, gerekse 19.
yüzyılda Osmanlı’da yaşanan Kürt isyanlarının ortak nedenlerinden biri
devletin daha merkezi bir sistem kurmaya çalışması. Merkezi sistem
esasında Tanzimat’la birlikte kurulmaya çalışılıyor, daha o zamandan
itibaren buna karşı çıkıyor Kürtler. İkincisi, Tanzimat’la birlikte bir
Batılılaşma başlıyor. Halbuki bu aşiret reislerinin meşruiyeti İslam’a
dayanıyor. Batılılaşma yeni bir hayat tarzı olarak ortaya çıkmaya
başlıyor, bundan da memnun değiller. Sonra bu isyanların bir kısmı
çeşitli şeyhler, ağalar arasındaki kavgalardan da çıkıyor ve zaten
hemen her isyanda şeyhlerin, ağaların bir kısmı hükümet tarafında
oluyor, bir kısmı Kürtlerin tarafında oluyor. Aynen Cumhuriyet
döneminde olduğu gibi Osmanlı Dönemi’nde de bu Kürt şeyhleri, isyan
edenler önce sürgüne gönderiliyor, sonra tekrar İstanbul’a getiriliyor
ve bunlara, onların çoluğuna çocuğuna bir süre sonra devlette önemli
görevler veriliyor. Etnik bir asimilasyon arayışı olsa sürgüne
gönderirsiniz, bir daha onu geri getirmezsiniz... Halbuki hem Kürt
kimliği tanınıyor, hem de kendilerine bazı devlet görevleri veriliyor.
Onu siz kendinizden çok değişik görmüyorsunuz, özellikle onların da
Müslüman olması burada çok önemli bir rol oynuyor, Osmanlı’da birine
“siz kimsiniz?” diye sorduğunuzda, “Elhamdülillah Müslümanım” der ya da
“ben Rumum, Ermeniyim” filan der.

* Özellikle Cumhuriyet döneminde Kürtlere yönelik birtakım
baskıları anlatıyorsunuz, mesela dile yönelik yasaklar, hem çocuklara
Kürtçe isim konmasının yasaklanması hem de bazı yer isimlerinin
değiştirilmesi gibi. Bu örneklerin Kürt kimliklerini yok etmeye yönelik
çalışmalar olmadığını söylemek çelişki değil mi?


Yok yok, çelişki yok. Çünkü eğer bu bir asimilasyon değilse ne olduğunu
bir izah etmem gerekiyor. Bir kere şu noktadan başlıyorum asimilasyon
olmasına imkan yok çünkü böyle bir geleneğimiz yok.

*İnkar yok diyorsunuz fakat PKK hareketi nasıl ortaya çıktı ve bugünlere gelebildi?

1984’te başlayan ikinci çatışma döneminin en önemli sebebi kimilerinin
Türkiye’de Marksist-Leninist bir devlet kurmaya çalışmasıdır. Bunu
yapmaya çalışanlar önce bazı sosyal sınıfları mobilize etmeye
çalıştılar edemediler, sonra etnik bazı grupları mobilize etmeye
çalıştılar. Bir sebep bu. Tabii bu arada bazı dış mihraklar da bunu
teşvik etti. Kürtler arasında bunun geniş bir tabanı olduğunu
zannetmiyorum. Gençlerin PKK’ya katılmasında esas neden ekonomik açıdan
yapacak başka bir şeylerinin olmaması. Her ne olursa olsun Kürtler
arasında Türklere, Türkler arasında da Kürtlere karşı yaygın bir
düşmanlık yok.

* Ama bunu tahrik etmek isteyenler var...

Olur tabii, her konuyu tahrik edebilirsiniz ve çevrenize birkaç bin
kişiyi toplayabilirsiniz ama mühim olan genel resimdir. Genel resim de
öyle görünmüyor. Devlet de daha önceki tutumunu sürdürüyor. Mesela ilk
olay 1984’te gazetelerde küçük bir haber olarak çıkıyor. Peşinden daha
büyük bir olay olunca dönemin Başbakanı Turgut Özal “Evet öyle bir şey
oldu, biz bu işin peşindeyiz” diyor. Bazıları yakalanınca “yakalandılar
ve bu iş bitti” deniyor. 1925’teyse Ankara’ya bir telgraf geliyor. O
sırada Köşk’te hem İsmet İnönü, hem de dönemin başbakanı var. Atatürk
telgrafı önce Başbakan’a gönderiyor. Başbakan bakıyor ve briç oyununa
devam ediyor “olur böyle şeyler” diye. Sonra Atatürk, İnönü’ye
göndertiyor o telgrafı ve o hemen telaşlanıyor. Zira İnönü bu gibi
konularda çok daha hassas, kalkıyor sigara içiyor... Başbakan ilk başta
Şeyh Said olayına hiç ehemmiyet vermiyor.

* Yeni Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un son Güneydoğu
gezisinden sonra sizin kitabınızı okudum ve onun orda söylediklerine
çok benzer sözler gördüm.


Evet, Sayın Başbuğ da “dikkat edelim ikincil kimlik birincil kimliğe
dönmesin” dedi. Fakat ikincil kimlik konusundan Org. Büyükanıt da,
Ahmet Necdet Sezer de bahsetmişlerdi. Aslına bakılacak olursa, sadece
İsmet İnönü’yle Atatürk değil, Celal Bayar olsun, tabii Süleyman
Demirel olsun, Özal olsun o ilk çizgi devam ediyor. Şunu unutmamak
lazım: Bizde devlet, bürokrasi sadece Kürtlere değil, genel olarak
halka daima üstten bakmıştır.

* Fakat kitabın bir yerinde bölgede görev yapan memurların Kürtlerden olmamasına dikkat edildiği dönemlerden söz ediyorsunuz...

Tabii, o gözardı etme, birtakım tedbirler alma olmuş. Ama bu
bahsettiğimiz husus yakın yıllarda büyük ölçüde değişti. Bölgede sivil
ve askeri güvenlik güçlerimiz halkla kaynaşmaya başladı. Askerler
Güneydoğu Anadolu’da, Doğu Anadolu’da seyyar sağlık ekipleriyle bölgeyi
tarıyor, öğrencileri ÖSYM sınavlarına hazırlıyor ve bütün bunlar tabii
çok olumlu etki bırakıyor.


_________________
2ce1ol'un En İyi Üyesi Misafir
Halka Hizmet Hakka Hizmettir


Allah´in indirdigi ile Hükmetmeyenler Kafirlerdir. (Maide Süresi)



En son 1OL(AZRAİL662) tarafından Perş. Ekim 02 2008, 07:15 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://2ce1ol.forumc.biz
ByYuNuS
S.Moderator
S.Moderator


Erkek
Mesaj Sayısı: 1577
Yaş: 20
Nerden: İSTANBUL-DENİZLİ
İletisi: warez.forumt.biz & 2ce1ol.forumc.biz
Deneyim:
77 / 10077 / 100

Seviye:
77 / 10077 / 100

Saygınlık:
77 / 10077 / 100

Aktiflik:
77 / 10077 / 100

İşletim Sistemi:
Ruh Hali:
Rep Puanı: 45
Rep Gücü: 186
Kayıt tarihi: 08/02/08

MesajKonu: Geri: Atatürk'ün Kürtlere vaadi neydi?   Çarş. Ekim 01 2008, 21:37

RuşenÇakır'ın röportajı kimle yapmış

_________________




Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://warez.forumt.biz/
 

Atatürk'ün Kürtlere vaadi neydi?

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

 Similar topics

-
» Atatürk; Kuran'a tam uyalım
» süper türklük ve osmanlı atatürk temaları rapidsiz
» Atatürk Üniversitesi Öğretim Görevlileri
» Saydam Şeffaf Clan SemBoLLeRi
» 3D Models - Kamyon,Tır,Tanker v.b

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
2ce 1OL :: Tarih -Osmanlı-Türk-İslam Dünyası :: Türklük-

Yeni bir forum kurmak | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Haberleşme | Suistimalı göstermek | Kendi ücretsiz blogunuzu yaratın