2ce 1OL

2ce 1oL Yeni Bir DÜnya
2ce1ol PortalAnasayfaGaleriAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıSSSTakvimGiriş yapKayıt Ol

Paylaş | 
 

 Hz. Fatima'nin dügünü nasil olmustu?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
1OL(AZRAİL662)
PRENS-Kurucu
PRENS-Kurucu


Erkek
Mesaj Sayısı: 5269
Yaş: 21
Nerden: Denizli
İş/Hobiler: PC Beat
Lakap: AZRAiL662
İletisi: Allah'tır tek hakim
Ağa kim?
Paşa kim?
Deneyim:
100 / 100100 / 100

Seviye:
100 / 100100 / 100

Saygınlık:
100 / 100100 / 100

Aktiflik:
100 / 100100 / 100

İşletim Sistemi:
Ruh Hali:
Rep Puanı: 180
Rep Gücü: 2267
Kayıt tarihi: 24/12/07

MesajKonu: Hz. Fatima'nin dügünü nasil olmustu?   Cuma Ara. 05 2008, 13:11

Medine'ye hicret ettikten sonra Hz. Fâtıma'yı Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer
ve daha başka sahâbîler babasından istediler. Ancak Peygamberimiz bu
istekleri nazikçe geri çeviriyor ve bekliyordu. Hz. Ali de Fâtıma'ya
tâlib oldu ve Peygamberimiz kızının bu konudaki görüşünü alarak
Allah'ın vahiyle izin vermesinden sonra Ali ile Fâtıma'nın
evlenmelerine karar verildi. Daha sonra nikâhları da Mescid'de kıyıldı.
Mehir olarak Hz. Ali'den dört yüz dirhem gümüşü uygun gören Efendimiz
onun zırhı ve atından başka bir şeyinin olmadığını öğrenince zırhını
satmasını söyler. Hz. Ali dört yüzseksen dirhem gümüşe zırhını satar ve
bunun dört yüz dirhemi mehir olarak Hz. Fâtıma'ya verilir. Ancak Fâtıma
bu mihri çok bulur; kendisine en güzel mihrin kıyamet günü İslâm
ümmetinin Peygamber'in şefâatiyle affedilmesi olacağını söyler ve bu
konuda dua eder. Ancak kendisi için ayrılan dört yüz dirhemi düğün
masraflarına harcanmak üzere hibe eder. Nikâh mescidde Peygamberimizin
bir hutbesi ile ilân edilir: "Allah'a hamd... yüce Allah evlenmeyi bir
görev, adalet, ve geniş bir hayır kılmıştır. Şimdi Allahu Teâlâ bana
kızım Fâtıma'yı Ali b. Ebı Tâlib'e nikahlamamı buyurmuştur. Ey ashâbım
ben de sizi şâhit kılıyorum ki Ali b. Ebi Talib mevcut gelenek ve
Allah'ın emriyle söyleyeceğim şeyi kabul ederse dörtyüz dirhem gümüş
mehirle kızım Fâtıma'yı kendisine nikâhladım. Yüce Allah kendilerinin
varlıklarını biraraya getirsin ve bunu kendilerine mübârek kılsın.
Rabbim nesillerini temiz, kendileriyle çocuklarını geniş rahmetinin
anahtarı, yüce hikmetinin kaynağı ve Muhammed ümmetinin güvenlik sebebi
kılsın....Rabbimden kendim ve sizin için mağfiret dilerim." Hz. Ali'nin
şartları kabul etmesi üzerine sâde bir törenle nikâh kıyılır ve
misafirlere bal şerbeti hurma ve gül suyu ikram edilir. Daha sonra
hurma, yağ ve süzülmüş yoğurttan yapılan bir de düğün yemeği verilir.
Yemeğin az olmasına rağmen yedi yüz misafirin yediği halde Allah'ın
bereketlendirmesi ile yetip artar.

Babasından ayrılıp Hz.
Peygamber mescidine bitişik, zemini toprak eve yerleşirken çeyiz ve ev
eşyası olarak şunları götürmüştü: Üç adet minder, bir halı. bir yastık
iki eldeğirmeni, bir su tulumu, bir su testisi meşinden bir su bardağı,
bir elek, bir havlu, bir koç postu eski bir kilim, hurma yaprağından
örülmüş bir sedir, iki elbise, uzunlamasına örttüklerinde ayakları
enlemesine örttüklerinde baslarını açıkta bırakan bir küçük yorgan.

Hz.
Peygamber kızını evlendirmekle ondan kopmadı, ilişkileri azalmadı; yine
her sabah onları namaza kaldırır, bir yolculuğa, sefere çıkacağı zaman
en son vedâlaşacağı kişi Fâtıma olur; döndüğünde ise hanımlarından önce
ona uğrardı. Hz. Peygamber bu yeni yuvaya çok önem veriyor; İslâm
ümmetinin geleceğini bu yuvanın etkileyeceğini bilerek onları
yönlendiriyor, eğitiyordu. Hz. Ali ve Hz. Fâtıma arasında işbölümünü
bizzat kendisi yapmıştı.

Câhiliye geleneğinde ağır işlerde
ezilen kadınların aksine Hz. Fâtıma sadece evin iç işlerinden, Hz. Ali
de dış işlerinden sorumlu olacaktı.

Müslümanların çektiği
sıkıntılar ve savaşlar bu aileyi de etkiliyor, Hz. Fâtıma da diğer
müslümanlar gibi yarı aç yarı tok yaşıyordu; Peygamber kızı olmasından
dolayı hiçbir ayrıcalığı yoktu. Hz. Ali'nin ekonomik durumu genelde iyi
olmamasına rağmen Beytü'l-Mal'den haklarından fazla bir şey almadılar.
Hz. Ali ticaret yapıp dünya malı biriktirme yerine Hz. Peygamber'in
kâtipliğini yapıyor, İslâm ümmeti için ilim biriktiriyordu. Hz. Fâtıma
ise avuçları kabarana kadar un öğütüp kendi işini kendi yapıyordu. Bu
yuvada katı kurallar yoktu; Hz. Ali ev işlerinde Hz. Fâtıma'ya yardımcı
oluyordu. Hz. Fâtıma da Hz. Ali'ye. Fâtıma'nın ev işlerinde çok
yıprandığını gören Hz. Ali Peygamberimize gelerek bir hizmetçi verip
veremeyeceğini sorduğunda Hz. Peygamber, "Ya Fâtıma, Allah'tan kork;
Rabbinin farzını ifâ et; eşinin hizmetine bak. Yatağına girdiğinde otuz
üç defa tesbih oku, otuz üç defa hamd et, ve otuz dört defa tekbir
getir. Bunların toplamı yüzdür; bunları okuman senin için daha hayırlı
olacaktır" diyerek bu isteği geri çevirdi; onlar da razı oldular.

Gerçekte,
Fâtıma isteseydi çok lüks bir hayat sürebilir, bir değil birçok
hizmetçisi olurdu. Müslümanlar Hz. Peygamber'in biricik kızı razı
olsun, iyi bir hayat sürsün diye tüm varlıklarını onun önüne
sürebilirlerdi. Ama o lüksün yerine çileyi seçti; tıpkı İslâm
toplumunun diğer fertleri gibi. Fakirlere kölelere, zayıflara baktı,
zenginlere değil. Hz. Fâtıma annesi Hatîcetü'l-Kübrâ'dan kalan bütün
mirası İslâm yolunda Allah için Resulullah'a vermiş ve evlendiği zaman
sıkıntılarla karşılaştığında da bunda hiçbir pişmanlık duymamıştı.

Hz.
Fâtıma ve Ali örnek bir İslâm ailesi oluşturdular. İhtiyaçtan fazlasını
elde tutmadıkları gibi ihtiyaçları olduğu halde muhtaçlara verdiler,
kendileri sabrettiler. Bir elbiseleri olurdu genellikle ve onu gece
yıkayıp gündüz tekrara giyerlerdi. Hatta bir defasında Hz. Fâtıma
babasının yanına üzerinde kısa, başını örtse ayağı, ayağını örtse
başını açıkta bırakan bir elbise ile çıkmıştı... Onun kısa yaşantısında
gösterişe, giyim kuşama, eşyaya, leziz yemeklere, ayıracak zamanı
olmadı. Onun ve peygamberin terbiyesinde yetişen diğer kadınlar gözünde
giyim, iffeti koruyacak, tesettürü sağlayacak bir örtüden ibaretti.
Hattâ tesettür farz kılındığı zaman üstlerine elbise örtmeye bulamayan
kadınlar yatak çarşafları ve perdelerle tesettür emrini yerine
getirdiler. Hz. Fâtımâ'nın evine normal ziyaretlerini yaptığı bir günde
Hz. Peygamber bir köşede nakışlı bir örtü görür, kapıdan geri döner ve
ardından Fâtıma'ya şu ikazı yapar: "Bir peygambere zevki çeken şeylerle
donatılmış bir eve girmek uygun değildir" Fâtıma o örtüyü derhal
kaldıracak bir daha da bu görüntüleri evine sokmayacaktır.

Hz.
Fâtıma ve Ali ailesi cömert bir aile idi. Oruçlu oldukları bir günün
akşamı iftar için hazırladıkları bir miktar yiyeceği sofraya koymuşken
kapıya gelen bir yoksula verirler ve suyla iftar edip ertesi gün yine
oruç tutarlardı.. O akşam bir yetim, üçüncü akşam bir esir gelir ve her
defasında bir parça yiyeceklerini aç oldukları, canları çektiği halde
yoksula, yetime ve esire yedirirler, kendileri de sadece su ile üç gün
oruç tutarlar. Kur'an-ı Kerim'de İnsan suresinin şu ayetleri bu olay
üzerine nâzil oldu "...İyiler de karışımı kafûr olan bir kadehten
içerler; bir kaynak ki Allah'ın kulları ondan içerler, (İstedikleri
yere de) fışkırtarak akıtırlar. Adaklarını yerine getirirler ve şerri
salgın olan bir günden korkarlar. Yoksula, yetime ve esire sevdikleri
yemeği yedirirler. 'Biz size sırf Allah rızası için yediriyoruz, sizden
karşılık ve teşekkür beklemiyoruz. Çünkü biz suratsız, çok katı bir
gün(ün azâbın)dan ötürü Rabbimizden korkarız' derler. Allah da onları o
günün şerrinden korumuş onlar(ın yüzlerin)e parlaklık ve (gönüllerine)
sevinç vermiştir..."

Hz. Fâtıma'ya Hz. Ali de o derece değer
verirdi ki dönemin şartları gereği müslüman erkekler birden fazla
kadınla evlenmek durumunda kaldıklarında Hz. Fâtıma da Hz. Ali'nin
diğer erkekler gibi başka bir kadınla evlenmek isteyebileceğini
düşünerek, ona eğer evlenmek isterse bu konuda kendisinden yana bir
problemin olmayacağını söylemiş, ısrar etmiş, Ali ise Peygamber kızının
üzerine herhangi bir kadın almayı kendisine yakıştıramadığı için buna
yanaşmamıştı. Hz. Fâtıma bizzat babası Resulullah'a çıkmış ve Ali'nin
bir başka kadınla daha evlenmesi gerektiğini söylemiş ama Rasûlullah
kızının bu isteğini geri çevirmiştir. Hz. Fâtıma İslâm'a yararlı
olacağını varsayarak Hz. Ali'den kendi üzerine herhangi bir kadını
almasını isteyecek derecede, fedakâr, kendi çıkarını değil ümmetin
geleceğini düşünen bir örnek İslâm kadınıydı.

Hz. Ali ile
evliliği vefatına kadar süren Hz. Fâtıma'nın, Hasan, Hüseyin, Muhsin,
Ümmü Gülsüm ve Zeyneb adında üçü erkek ikisi kız beş çocuğu oldu.
Resulullah'ın soyu Hasan ve Hüseyin kanalıyla devam etti. Çocuklarının
herbirini İslâm ahlâkı ve üstün ilimle yetiştiren Hz. Ali ve Fâtıma
kendilerinden sonra İslâm bayrağını dalgalandıracak Hz. Hüseyin ve
Zeynep gibi fertler kazandırdılar ümmete.

_________________
2ce1ol'un En İyi Üyesi Misafir
Halka Hizmet Hakka Hizmettir


Allah´in indirdigi ile Hükmetmeyenler Kafirlerdir. (Maide Süresi)

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://2ce1ol.forumc.biz
aamet19
Admin Vezir
Admin Vezir


Erkek
Mesaj Sayısı: 1077
Yaş: 21
Nerden: Çorumluyuk Herii
İş/Hobiler: İş mi? üff sefil öğrenci!
Lakap: gulzariide_diken
İletisi: Sağdan Sola Zikir Vuran Fatih Nesli Gelmektedir...
Deneyim:
100 / 100100 / 100

Seviye:
100 / 100100 / 100

Saygınlık:
100 / 100100 / 100

Aktiflik:
100 / 100100 / 100

İşletim Sistemi:
Ruh Hali:
Rep Puanı: 21
Rep Gücü: 649
Kayıt tarihi: 03/02/08

MesajKonu: Geri: Hz. Fatima'nin dügünü nasil olmustu?   Cuma Ara. 05 2008, 17:43

Çok güzel kardeş Allah razı olsun.

_________________
2ce1ol'un En İyi Üyesi Misafir

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://2ce1ol.forumc.biz
 

Hz. Fatima'nin dügünü nasil olmustu?

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

 Similar topics

-
» NASIL KAYIT OLURUM
» Sanalikada Video Nasil Cekilir
» Hz. Fatima'nin dügünü nasil olmustu?
» Ülkemizdeki Avlanılan Popüler Kuş Türleri Ve Avları
» Bilgisayara nasıl bakım yapılır?

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
2ce 1OL :: DİNİ :: Merak Edilen Konular-

Yeni bir forum kurmak | Bilişim ve Internet | Yazılımlar | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Haberleşme | Suistimalı göstermek | Ücretsiz blogunuzu yaratın