2ce 1OL

2ce 1oL Yeni Bir DÜnya
2ce1ol PortalAnasayfaGaleriAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıSSSTakvimGiriş yapKayıt Ol

Paylaş | 
 

 GALATASARAYIN KURULUŞU

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
öznur
Moderator
Moderator


Kadın
Mesaj Sayısı: 847
Yaş: 17
Nerden: denizli
İş/Hobiler: futbol
Lakap: öznur
İletisi: 2ce1ol
Deneyim:
62 / 10062 / 100

Seviye:
73 / 10073 / 100

Saygınlık:
65 / 10065 / 100

Aktiflik:
85 / 10085 / 100

Ruh Hali:
Rep Puanı: 1
Rep Gücü: 35
Kayıt tarihi: 18/01/08

MesajKonu: GALATASARAYIN KURULUŞU   C.tesi Ara. 27 2008, 19:31



Galatasaray Spor Kulübü, Türk Spor Tarihi'ndeki öncü olma özelliğini hiç
kuşkusuz içinden doğduğu ve gene öncü bir kurum olan Galatasaray Lisesi'nden
(Mektebi Sultani) almıştır. Okul ile kulüp arasındaki koparılmaz bağ,
yadsınamayacak bir gerçeklik ve övünç kaynağıdır.


Devlet adamı
yetiştirmek amacıyla II. Beyazıt tarafından 1482'de kurulan mektep, adını
kurulduğu bölgeden alır ve "Galata Sarayı" olarak anılmaya başlar. Okul modern
konumuna 1 Eylül 1868'de Sultan Abdülaziz döneminde kavuşur. Okul' un yeniden
yapılanmasıyla birlikte, Türkiye'de de gerçek anlamıyla ilk sportif çalışmalar
başlamış olur ve okulda Beden Eğitimi dersi jimnastikçi 'Monsieur Curel'
tarafından eğitim programına konur. Bu atılımlar gerçekten bir devrim niteliği
taşımaktadırlar. Curel, modern aletler eşliğinde çalıştırdığı öğrencileri
sportif açıdan geliştirirken, onlar için Kağıthane'de bir idman Bayramı
düzenler. Yıl 1870'tir. Bu etkinlikte başarı gösteren sporcular değişik ödül ve
madalyalar kazanır ve yarışmaların sonunda öğrencilere "kuzulu pilav" verilir.
Bu da, sonraki yıllarda bir başka geleneğin başlangıcını
oluşturur.

Curel'den sonra görevi devralan yabancı spor hocaları (M.
Moiroux, Signor Martinetti, Stangali gibi), jimnastik ve atletizmin yanı sıra,
değişik branşlara da eğilerek (yüzme, kürek, aletli jimnastik), bir ilki daha
başlatmış olurlar. Bu çalışmaların ürünü çok geçmeden alınmaya başlanır ve adı
Türk Spor Tarihi'ne altın harflerle yazılan Faik Üstünidman'ın yanı sıra,
Binbaşı Mazhar Kazancı, Abdurrahman ve Ahmet Robenson kardeşler GSL'nde görev
alıp, izcilik, tenis, hokey gibi spor dallarının öğrenciler arasında
yaygınlaşmasını sağlarlar. Özellikle Üstünidman'ın ön ayak olmasıyla, öğrenciler
futbolla tanışırlar. Ama oynanan futbol, bir kör dövüşünden farklı olmayan ve
kural tanımayan bir koşuşturmayı andırmaktadır. Ama futbol GSL' nin Tören
Kapısı'ndan adımını atmış ve tam bir salgına dönüşmüştür.

1901 yılında
İstanbul'da yaşayan iki İngiliz, James Lafontaine ve Horace Armitage, Rum ve
İngiliz oyunculardan oluşan Kadıköy Futbol Kulübü'nü kurmuşlar ama 1903'te
takımdaki İngilizler bir anlaşmazlık sonucu ayrılarak Moda Kulübü'nü
oluşturmuşlardır. 1904 yılında ise bu kulüpler, Imogen, Elpis, Strugglers
takımlarıyla anlaşarak, İstanbul Futbol Birliği'ni hayata geçirmişler ve bugünkü
Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı'nın yerinde bulunan "Union Club-İttihat Spor"
sahasında düzenli karşılaşmalar yapmaya başlamışlardır. Görüldüğü gibi bu
takımlar yabancı ya da azınlık takımlarıdır. Türk olmayan ekiplerin
gerçekleştirdikleri bu ilk futbol karşılaşmaları, GSL öğrencilerini hem
ilgilendirir hem de çok üzer. Artık onların amacı, kendi futbol kulüplerini
kurmak, ölesiye sevdikleri bu oyunun kurallarını "hatmetmek" ve yabancılarla boy
ölçüşmektir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
öznur
Moderator
Moderator


Kadın
Mesaj Sayısı: 847
Yaş: 17
Nerden: denizli
İş/Hobiler: futbol
Lakap: öznur
İletisi: 2ce1ol
Deneyim:
62 / 10062 / 100

Seviye:
73 / 10073 / 100

Saygınlık:
65 / 10065 / 100

Aktiflik:
85 / 10085 / 100

Ruh Hali:
Rep Puanı: 1
Rep Gücü: 35
Kayıt tarihi: 18/01/08

MesajKonu: Geri: GALATASARAYIN KURULUŞU   C.tesi Ara. 27 2008, 19:31

"Maksadımız İngilizler gibi toplu bir halde
oynamak, bir renge ve bir isme malik olmak ve Türk olmayan takımları
yenmek."


Kulübün adının Gloria (Zafer) ya da Audace (Cesaret)
konulması yolunda görüşler ortaya atılmışsa da, sonuçta Galatasaray olmasında
anlaşmaya varılmıştır. Araştırmacı Cem Atabeyoğlu, Galatasaray adının, bu
takımın yaptığı ilk maçta Rum ekibini 2-0 yenerken, seyircilerin onlardan
"Galata Sarayı efendileri"diye söz etmelerinden doğduğunu yazar. Bunun üzerine
kurucular da ismi benimserler ve "Adımız Galata Sarayı olsun"
derler.

Kurucu Listeler
1905'ten 1919'a kadar Galatasaray
Spor Kulübü'ne Başkanlık yapan, mektebin 889 numaralı öğrencisi Ali Sami Yen,
inci gibi elyazısıyla tuttuğu Galatasaray Terbiye-i Bedeniye Kulübü ıhsaiyet
Defteri'nin (Sayım-İstatistik Defteri) 181 ve 182. sayfalarında kurucu 13 üyeyi
şöyle sıralar:
1-Ali Sami Yen
2-Asım Sonumut
3-Emin Bülend Serdaroğlu
4-Celal
İbrahim
5-B. Nikolof
6-Milo Bakiş
7-Pol Bakiş
8-Bekir Sıtkı Bircan
9-Tahsin
Nahit
10-Reşat Şirvanizade
11-Hüseyin Hüsnü
12-Refik Cevdet Kalpakçıoğlu
13-Abidin Daver

1905'te Osmanlı İmparatorluğu'nda bir dernekler yasası
bulunmadığından, Galatasaray Spor Kulübü yasal olarak tescil edilme olanağını
bulamamıştır. 1912 yılında Cemiyetler Kanunu çıkarıldıktan sonra, kulüp yasal
bir kimlik kazandı. Yetkili makamlara kulüplerin tüzükleriyle birlikte, kurucu
üyelerin ad ve adreslerinin de bildirilmesi zorunlu tutulduğundan, istifa eden
ya da eğitimlerini tamamlayarak ülkelerine dönen üyeler ilk listeden çıkarılmış
ve 1 Eylül 1913'te kurucu liste yeniden düzenlenmiştir. Kurucu üyelerin yeni
sıralaması şöyle gerçekleşmiştir:
1-Ali Sami Yen
2-Asım Sonumut
3-Emin Bülend
Serdaroğlu
4-Celal İbrahim
5-Bekir Sıtkı Bircan
6-Reşat Şirvanizade
7-Refik
Cevdet Kalpakçıoğlu
8-Abidin Daver.

Renklerin
öyküsü

Galatasaray Spor Kulübü'nün ilk renkleri kırmızı-beyaz'dır.
Bayrağımızın renklerinden esinlenerek seçilen bu renkler, dönemin baskıcı ve
paranoyak yönetimi tarafından kuşkuyla karşılanmış ve futbolcular sıkı bir
takibe alınmışlardır. Bu nedenle, sarı-siyah renkler gündeme gelmiş ama bunlar
da kalıcı olmamış ve Galatasaray bugünkü renklerine kavuşmuştur. Bu renklerin
öyküsünü Ali Sami Yen'den dinleyelim:

"Birçok yerleri dolaştıktan sonra,
nihayet Bahçekapı'daki Şişman Yanko'nun dükkanına gidilerek orada zarif iki
yünlü kumaşa tesadüf ettik. Biri, vişneye çalan koyuca tatlı bir kırmızı, öteki
de, içinde turuncudan iz taşıyan tok bir sarı. Tezgahtar, mahirane bir el
hareketi ile kumaşların dalgalarını birleştirdi. Bir saka kuşunun başı ile
kanadının yarattığı renk güzelliğine benzer bir parlaklık hasıl oldu. Ateşin
içindeki renk oyunlarını görür gibi olmuştuk. Sarı-Kırmızı alevinin takımımız
üstünde parıldamasını tasavvur ediyor ve bizi derhal galibiyetten galibiyete
götüreceğini tahayyül ediyorduk. Nitekim de öyle oldu." Buna karşılık
kuruculardan Bekir Sıtkı, söz konusu renklerin Gül Baba'nın II.Beyazıt'a verdiği
sarı ve kırmızı güllerden esinlendiğini ileri sürer.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 

GALATASARAYIN KURULUŞU

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

 Similar topics

-
» GALATASARAYIN EFSANE FUTBOLCULARI
» maNga'yı nasıL tanıdık?
» GALATASARAYIN EN'LER VE İLK'LER

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
2ce 1OL :: KİŞİSEL GELİŞİM :: Genel Spor-

Yeni bir forum kurmak | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Haberleşme | Suistimalı göstermek | Blogunuzu yaratın