2ce 1OL

2ce 1oL Yeni Bir DÜnya
2ce1ol PortalAnasayfaGaleriAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıSSSTakvimGiriş yapKayıt Ol

Paylaş | 
 

 CEMİL MERİÇ Göre

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
1OL(AZRAİL662)
PRENS-Kurucu
PRENS-Kurucu


Erkek
Mesaj Sayısı: 5269
Yaş: 21
Nerden: Denizli
İş/Hobiler: PC Beat
Lakap: AZRAiL662
İletisi: Allah'tır tek hakim
Ağa kim?
Paşa kim?
Deneyim:
100 / 100100 / 100

Seviye:
100 / 100100 / 100

Saygınlık:
100 / 100100 / 100

Aktiflik:
100 / 100100 / 100

İşletim Sistemi:
Ruh Hali:
Rep Puanı: 180
Rep Gücü: 2267
Kayıt tarihi: 24/12/07

MesajKonu: CEMİL MERİÇ Göre   Salı Ara. 30 2008, 14:04

CEMİL MERİÇ'E GÖRE
SAİD NURSİ, RİSALE-İ NURLAR ve TALEBELERİ

“Said Nursî

Said'in müridi, bir havariler ormanı. Yekpare ve kesif. Ağaçlar kaynaşmış birbirleriyle. Ve bağrında adsız bir uğultu yükseliyor... Bir fırtına rüzgârına benzeyen Nur risâlelerinin zaman zaman boğuk, zaman zaman heybetli yankısı.

Said, dağbaşında va'z eden bir mürşit. Hor görülenler, her şeyini kaybedenler, mukaddesleri çiğnenenler ona koştu akın akın.

Nass'ların yalçın duvarları arkasından geliyordu bu ses, tarihin içinden geliyordu. Kabuğuna çekilmiş yüz binlerce insanı uyandırdı. Bu hayalî insanlar o konuştukça gerçekleşti. Yani, Nurculardan önce kelâm var.

O konuştukça, laikliğin kartondan setleri yıkıldı birer birer. Kentle köy, çağdaş uygarlık düzeyi(!) ile Anadolu, tereddütle inanç... karşı karşıya geldi.

Nurculuk, bir tepkidir. Kısır ve yapma bir üniversiteye karşı medresenin, küfre karşı îmanın, Batı'ya karşı Doğu'nun isyanı. Her risâle bir çığlık, şuuraltının çığlığı. Zulmün ahmakça taarruzu olmasa, bu münzevi ses böyle sayhalaşır mıydı?

Tanzimattan beri her hisarı deviren teceddüt dalgası ilk defa olarak Nur kalesi önünde geriler. Bu emekleyen, bu kekeleyen yığın, devrim yobazları için bir yüz karasıdır. Düşünmezler ki kendi yüz karaları bu. Nurcuları yok farzetmek,gaflet. Nurcular adalarında kendi hayatlarına devam edebilirler. Ama kökünden kopmak kimseye mutluluk getirmez. Aydının görevi fildişi kulesini yıkarak bu mazlum kitleyi muhabbetle bağrına basmak, acısını anlamağa çalışmak.

Said-i Nursî, bir kavga adamı. Yalçın bir irade, taviz vermeyen bir mizaç, tefekkürden çok iman. Said'in kavgası, Yogi ile Komiser'in kavgası.” (Bu Ülke, İletişim Yay., 8. Baskı, 1992, s. 246-247; kitabın ilk baskısı 1974’te yapılmıştır)

“Said-i Nursî'nin risâlelerini okumak için toplanan üç beş vatandaşın tevkifi, tabiî hukuk bakımından hamakatle kaynaşan bir cinayettir. Ahlâksızlığın, bencilliğin, kayıtsızlığın ferman ferma olduğu bir ülkede, bir kitabı, ahlâktan, insanlıktan bahseden bir kitabı okuyanlar ancak takdire lâyıktır. Soğuk ve süprüntülüklerden devşirme, maddeci, sözde maddeci yayınlardan tiksinen, kendilerine insaniyetçi süsü veren bir alay züppenin sapıklıklarına iğrenerek bakan ve bir kurtuluş arayan samimi çocuklar... Davranış bakımından kendimi onlara çok yakın buluyorum.” (Jurnal 1, İletişim Yay., 2. Baskı, 1992, s. 62)

“Said-i Nursî' İslâm irfanının, cihanşumûl hakikatlerini küçük bir risalede toplamış. Dinleyelim (Kader Risalesi, 26. Söz)
...
Yazı şu ezelî hükümle tuğralanıyor: "Kadere îman, îmanın erkânındandır. Kısaca, hayat-ı insâniye bütün teferruatıyle kaderin mikyası ile çizilmiştir ve kalemiyle yazılıyor."

Üstâd şimşek pırıltıları ile aydınlanan bu karanlık bölgelerde büyük bir güvenle dolaşıyor. Üslûb kesîf ve izahlar inandırıcı. Asırları kucaklayan bir tefekkürün çağdaş idrâke seslenişi, yaralanan bir idrâke, yabancılaşmış bir idrâke. İrfanımızın madde-i asliyesi olan bu fikirleri ne kadar anlayabiliyoruz? Heyhat; ne meselenin kendisine âşinâyız, ne mefhumlara.” (Kırk Ambar, Ötüken Neşriyat, 1980, s. 418–419)


YÜCE DEVLET’in Notu: Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri; Hz. Mevlana gibi, İmam Rabbani gibi, Mevlana Halid Bağdadi ve daha niceleri gibi en büyük İslam âlimlerindendir. Büyük bir külliyat olan Risale-i Nurlarla ve yetiştirdiğ çok sayıda şakirdleriyle büyük bir yol ve çığır açmıştır. O ve talebeleri; iman için, Kuran için, İslam için, var güçleriyle sahabeler gibi fedakârca çalışmışlar; çok büyük ve kalıcı hizmetler yapmış, nice insanın hidayetine vesile olmuşlardır.

Cemil Meriç Üstad; Türkçülük, sosyalizm, Hind uygarlığı, Batı-Doğu arasında büyük gel-gitler yaşamış bir aydınımızdır. Onu Cumhuriyet devrindeki son Osmanlı münevveri kabul etmek lazım. Herşeyiyle, büyüklüğü ve zaafları; Türkçe ve Fransızca'ya derin vukufu, herşeye ilgi duyan çok geniş kültürü, çilekeşliği ve idealistliği ile, namus ve haysiyet sahibi oluşuyla tam bir Osmanlı aydını. 1960’ların sonlarına kadar ârafta kalan Üstadı, Risale-i Nurlar ve Bediüzzaman onu çok etkilemiş ve onlar hakkında yukarıya aldığımız çarpıcı cümleleri yazmıştır. Bunları yazmak, hele o dönemde, cesaret ve haysiyet gerektiriyordu. Sol onu reddetmişti, sağ ise anlamıyor, anlamaya da çalışmıyordu. Bediüzzaman’ı övmek, bir kat daha yalnızlaştırıyordu onu, lakin fikir namusu bunu gerektiriyordu. Bazıları anlamasa da olurdu, anlamasa ve arkalarını dönseler de…

Risale-i Nurları, çağın büyük eserini, derin ve geniş külliyatını severek ve temiz bir gönülle okumak gerek. Onlar, karanlık bir geceden sonra güneşin ilk ışıkları gibi Kuran’a yeniden dönüşün işaretleridir. Mehmed Akif’in “Doğrudan doğruya Kur'an’dan alıp ilhâmı / Asrın idrâkine söyletmeliyiz İslâm’ı” sözünün tam manasıyla gerçekleşmiş halidir. Risaleler, İslam’ı en gür, en ince ve en korkusuz bir şekilde anlatan eserlerdir. İnşaallah, Risaleler ve Bediüzzaman hakkında daha çok şeyler söylemek istiyoruz, şimdilik bu cümleleri yazmakla yetinelim.

Yalnız şunu ilave edelim: Bediüzzaman’ın hayatını ve Risale-i Nurlarını (özellikle Sözler, Lem’alar ve Mektubat’dan en az birini), Mehmed Akif’in hayatını ve Safahat’ını; Üstad Necip Fazıl’ın eserlerini (özellikle Çöle İnen Nur, O ve Ben, Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufu, Bir Adam Yaratmak, Ulu Hakan II. Abdülhamid Han kitaplarını) ve Üstad Sezai Karakoç’un kitaplarını (özellikle İslamın Dirilişi, Yitik Cennet, Çağ ve İlham I, Ruhun Dirilişi, Hızırla Kırk Saat, İslam Toplumunun Ekonomik Strüktürü) mutlaka okumamız gerekir; öncelikle, özellikle, zevkle ve sevgiyle… İslam aydını olanlara, üniversite
mezunu müslümanlara, lisede ve üniversitede okuyan gençlere naçizane önerimiz budur.

_________________
2ce1ol'un En İyi Üyesi Misafir
Halka Hizmet Hakka Hizmettir


Allah´in indirdigi ile Hükmetmeyenler Kafirlerdir. (Maide Süresi)

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://2ce1ol.forumc.biz
 

CEMİL MERİÇ Göre

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

 Similar topics

-
» Şizofren Aşka Mektup - Cemil Ersöz {Tanıtım}

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
2ce 1OL :: DİNİ :: Cemaatler-Tarikatlar :: Said Nursî Ve Nur-

Yeni bir forum kurmak | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Haberleşme | Suistimalı göstermek | Kendi ücretsiz blogunuzu yaratın