2ce 1OL

2ce 1oL Yeni Bir DÜnya
2ce1ol PortalAnasayfaGaleriAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıSSSTakvimGiriş yapKayıt Ol

Paylaş | 
 

 ÖZEL BÜRO İbda-c Tanımı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
1OL(AZRAİL662)
PRENS-Kurucu
PRENS-Kurucu


Erkek
Mesaj Sayısı: 5269
Yaş: 21
Nerden: Denizli
İş/Hobiler: PC Beat
Lakap: AZRAiL662
İletisi: Allah'tır tek hakim
Ağa kim?
Paşa kim?
Deneyim:
100 / 100100 / 100

Seviye:
100 / 100100 / 100

Saygınlık:
100 / 100100 / 100

Aktiflik:
100 / 100100 / 100

İşletim Sistemi:
Ruh Hali:
Rep Puanı: 180
Rep Gücü: 2267
Kayıt tarihi: 24/12/07

MesajKonu: ÖZEL BÜRO İbda-c Tanımı   Perş. Ocak 29 2009, 14:53

İBDA-C hakkında herşey..





IBDA fikriyati, Islamci edebiyatcı Necip Fazıl Kısakürek ve onu Şeyhi
Seyyid Abdulhakim Arvasi yanlısı akıncı gençler tarafindan 15 Kasım
1975 tarihinde, Salih Mirzabeyoglu öncülügünde çıkarılan Gölge dergisi
çerçevesinde oluştu .



1980 öncesinin radikalleşen Islamcı Devrimci gençleri arasında yayıldı.
Ülkücü ve Marksist örgütlerden farklı olarak Akıncılar adıyla yeni bir
örgütlenme çizgisi ortaya konuldu. Hareket mensupları, bu dönemde
Islamcılık ideolojisi ile Marksist örgütlenme biçimini birleştiren
gençlerden oluşuyordu.



12 Eylül öncesinde çesitli miting ve gösterilerde boy gösteren örgüt,
silahli çatismalarda bazi militanlarini kaybetti. 1979 yilinda, grup
tarafindan Akinci Güç dergisi çikarilmaya baslandi. Akincilar,
Anadoludan silahli egitim kamplari kurdular ve IKP-C adiyla çesitli
eylemler düzenlediler. Yandaslari için Gönüldas tabirini kullanan
hareket, 1 Agustos 1984de fiili bir örgütlenmeye giderek, kendilerine
Necip Fazilin Büyük Dogu idealine dayanarak Islami Büyük Dogu Akincilar
Cephesi: IBDA-C ismini verdiler.


Kendileri disindaki Nurcu, Milli Görüsçü bütün Islamci gruplara sert
muhalefet gösteren örgüt yanlilari, daha çok sehirlerde yasiyor ve
topluma yabancilasan problemli kisiliklerden olusuyor. IBDAcilar
yayinlarinda son derece ahlaksiz, bayagi yakistirmalar ve ifadeler
kullaniyorlar. "Siddet Çözer, Seriat Için Silahli Mücadele" gibi
sloganlar kullanan hareket mensuplari "Kendinden Zuhur" ögretisi
çerçevesinde birkaç kisi bir araya gelip bir cephe olusturuyorlar.
IBDAcilar, "Kendinden Zuhur" ögretisi konusunda sunlari söylüyor:



"IBDA, muhataplarindan kendinden zuhur ilkesi çerçevesinde faaliyet
göstermelerini ister. Kendinden zuhur, gerekeni gerektigi yer ve
zamanda gerektigi sekilde yapmak demektir. Bunun için, kendinden zuhur
etrafinda dogru faaliyette bulunabilmek için IBDA Külliyati
özümsenmelidir. Bu sayede, IBDA baglisi, IBDAnin cephesi olarak hareket
etme kabiliyeti kazanir. Kazanilan bu kabiliyet, IBDA baglisina
herhangi bir yerden emir almadan hadiseler karsisinda dogru karar
verip, dogru tavir alabilme melekesi kazandirir. IBDA baglisi, dogru
tavir koyma melekesi ile nerede neyi nasil yapacaginin kararini kendi
verir ve uygular. Hareketimiz "NBKK" teorisiyle izahini bulmustur.
NBKK, Nizam bozucu Kitle Kiyami manasinadir. NBKKnin mücadele formu
olarak "milis savasi" uygun düser. Milis, askeri birlige katilan ve
destek veren halk birligi demektir. Ve dolayisiyla milis savasi, Nizam
Bozucu Kitle Kiyamini kaçinilmaz olarak dogurur. Milis gönüllü
savasçidir. Isgal düzeninin kurdugu dengeleri yikmak için, meydanlarda,
sokaklarda, okullarda... Milis savasi verilen her yer IBDA bölgesidir.
Bu bölgelerde faaliyet gösteren milis güçlerinin stratejik hedefi
sömürge rejiminin her türlü isgal dengelerini, iliskilerini,
müessseselerini imha ve isgal otoritesini bozup ona karsi bir
itaatsizlik ve kaos ortami meydana getirmektir. Isgal düzeninin
müesseselerine karsi girisilen bu bütün imha eylemlerinin sebebi,
sonucu ve gayesi NBBK, yani Nizam Bozucu Kitle Kiyamidir."



IBDA hareketinin fikir temeli, silahli ihtilal ve siddete dayaniyor.
Hareket adina çikan kitaplar ve süreli yayinlar genç ve dinamik
Islamcilari siddete dayali küçük örgütlenmelere yönlendiriyor.
Birbirinden bagimsiz küçük terör gruplarinin ise, takibi ve
belirlenmesi oldukça zorlasiyor. Günümüzde, Güneydoguda PKK, kentlerde
THKP-C ile uyumlu bir faaliyet sergileyen IBDA-C, bu tavriyla
Suriye-Lübnan tarzi bir savas stratejisi yürütüyor.



IBDA/C (Islami Büyükdogu Akincilar Cephesi)



Necip Fazil Kisakürekin "BÜYÜK DOGU" fikriyatindan etkilenerek ortaya
çiktigi iddia edilen, Osmanli Devleti modelinde federatif yapili bir
Islam Devleti kurulmasi amacini güden ve bu amaç dogrultusunda silahli
mücadele yöntemini benimseyen terör örgütüdür. 1970li yillardan beri
radikal Islami faaliyetler içerisinde oldugu bilinen Salih Izzet
Erdisin liderligini yaptigi örgüt, 1989 yilinda Ankara ve Istanbulda
yapmis oldugu korsan gösteriler ile adini duyurmustur. Örgütün en bariz
vasiflari; radikal dini düsünceleri tasimakla birlikte sünni anlayis
içerisinde, Iran yanlisi sii hareketlere karsi cephe almasi, hatta
kendinden baska hemen hemen her türlü Islami olusuma tepki göstererek
onlari alabildigine elestirmesi ve bununla birlikte gayrimesru oldugunu
iddia ettigi Türkiye Cumhuriyeti Devletine karsi gelen bütün olusumlara
sicak bakmasi, bilhassa PKKnin ve sol örgütlerin mücadelesini
destekledigini ifade ederek bunlarla ortak mücadele zeminleri arayisi
içerisinde bulunmasidir.



Lideri



Örgütün liderligini Salih Mirzabeyoglu adi ile taninan ve örgüt
mensuplarinca "Kumandan" olarak isimlendirilen, Salih Izzet Erdis
isimli sahis yapmaktadir. 29.12.1998 günü yakalanarak gözaltina alinan
örgüt lideri Salih Izzet Erdis 04.01.1998 günü tutuklanarak cezaevine
konmustur. Teskilat Yapisi Yapilanma açisindan örgüt çok enteresan bir
metod uygulamaktadir: "KENDINDEN ZUHUR DIYALEKTIGI" olarak ifade
ettikleri bir teknigin geregi olarak, örgüt mensuplari kesinlikle
hiyerarsik bir irtibata girmeksizin bagimsiz yapilanmaktadirlar.
Örgütün legal ve illegal alandaki faaliyetleri tamamen birbirinden
bagimsiz inisiyatifler çerçevesinde olusturulan cepheler tarafindan
yürütülmektedir. Her cephe, belli bir hedef ve fonksiyon belirleyerek
ayri ayri yapilanir ve herkes BÜYÜK DOGU IBDA fikriyati dogrultusunda,
kimseden emir almaksizin kendi grubu içerisinde faaliyet gösterir.
Dolayisiyla yapilan eylem ve etkinliklerden çogu zaman diger cepheler
de haberdar olmazlar. Cepheler legal ve illegal olmak üzere iki tarzda
faaliyet gösterirler;



Geçmiste AK-DOGUS, AK-ZUHUR, AKIN YOLU, TARAF ve TAHKIM gibi çesitli
dergileri çikartan örgüt; günümüzde RUH-UL FURKAN adi altinda
yayinladigi dergi ile propaganda faaliyeti yapmaktadir. Eylem Sekilleri
Daha ziyade molotof kokteyli atma ve kundaklama gibi, risksiz, ancak
bununla birlikte sansasyonel yönü agir basan eylem türleri tercih
edilmektedir. Eylem tarzi ve hedefleri genellikle açiktan yayin
organlari vasitasiyla nesredilmek suretiyle, örgüt mensuplari bu
dogrultuda yönlendirilir. Örgütün stratejisi dogrultusunda, cepheler
kendi inisiyatifleri ile karar alarak eylemleri gerçeklestirmekte ve
eylemi kendileri adina üstlenmektedirler. Eylem Hedefleri 1.
Sansasyonel olmasi açisindan camilere, 2. Azinliklara ait kilise, vakif
ve merkezlere, 3. TV vericileri, gazeteler ve ilgili derneklere, 4.
Atatürk heykellerine, 5. Birahane, banka ve oyun salonlari ile tekel
bayilerine, 6. Güç gösterisinde bulunmak, kitleleri sindirmek ve
kendilerine maddi kaynak saglamak amaciyla esnaflara yönelik eylemler
gerçeklestirmektedirler.



Örgüt, kamuoyunun dikkatini çeken eylemlerle sik sik gündeme gelmesine
ragmen, sergiledigi görüntünün aksine genis bir tabana sahip degildir.
Kendini oldugundan fazla gösterebilmek ve kamuoyunun sürekli olarak
gündeminde kalabilmek düsüncesini tasiyan örgüt; risksiz ancak
sansasyonel eylemlere yönelmekte hatta yayinlarinda, gerçeklestirmedigi
bir çok eylemi de kendi mensuplari yapmis gibi üstlenmektedir.
Özellikle gelenekçi Islami kesimleri devletin yaninda yer almak ve
pasif davranmak ve Müslümanlari pasifize etmekle de suçlayan örgüt
kendisi disindaki olusumlar tarafindan provakatör olarak
nitelendirilmektedir. Son dönemde yasadisi örgütün eylemlerinde görülen
azalma, güvenlik güçlerinin yaptigi operasyonlarla örgütün önemli
ölçüde pasifize edildigini göstermektedir. Ancak örgütte hiyerarsik bir
yapilanma bulunmasi ve birbirinden bagimsiz cephelerden meydana gelmesi
ve örgüt basinin tutuklanmasindan sonra, cezaevinde ziyarete gelen
örgüt mensuplarina araliksiz eylem yapmalarinin gerektigi konusunda
talimat vermesi sebebi ile, eylem yapabilecekleri
degerlendirilmektedir.



Lideri ve militanlarinin büyük bir bölümü cezaevinde bulunan örgütün
son dönemde çesitli basin yayin organlarinin Internet ve e-mail
adreslerine gönderdigi radikal söylem ve spekülasyona dayali maksatli
haberlerle, kamuoyunun dikkatini çekmeye matuf arayislara yöneldigi ve
bu suretle Türkiye Cumhuriyeti üzerinde bir tehdit unsuru oldugu
imajini yaratmaya çalistigi gözlenmektedir.





_________________
2ce1ol'un En İyi Üyesi Misafir
Halka Hizmet Hakka Hizmettir


Allah´in indirdigi ile Hükmetmeyenler Kafirlerdir. (Maide Süresi)

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://2ce1ol.forumc.biz
1OL(AZRAİL662)
PRENS-Kurucu
PRENS-Kurucu


Erkek
Mesaj Sayısı: 5269
Yaş: 21
Nerden: Denizli
İş/Hobiler: PC Beat
Lakap: AZRAiL662
İletisi: Allah'tır tek hakim
Ağa kim?
Paşa kim?
Deneyim:
100 / 100100 / 100

Seviye:
100 / 100100 / 100

Saygınlık:
100 / 100100 / 100

Aktiflik:
100 / 100100 / 100

İşletim Sistemi:
Ruh Hali:
Rep Puanı: 180
Rep Gücü: 2267
Kayıt tarihi: 24/12/07

MesajKonu: Geri: ÖZEL BÜRO İbda-c Tanımı   Perş. Ocak 29 2009, 14:53

Kaplancılar



İslami Cemaatler Birligi



Örgütü kuran Cemaleddin Kaplan, 1926 yılında Erzurumun İspir ilçesinde
doğdu. 1966da Ankara İlahiyat Fakültesini bitirdi. 1966-1971 arasında
Adana Müftülügü yaptı. 12 Eylül 1980 Harekatı ve 1981 yılında MSPnin
kapatılmasını takiben Almanyaya giderek Milli Görüşün bu ülkedeki
faaliyetlerine katıldı. Avrupa Milli Görüş Teşkilatının İrşad ve Fetva
Komisyonu Başkanlığına getirilen Cemaleddin Kaplan, 1983 Ağustos ayında
"İslamda Parti olmadığı" fikriyle bir ayrılık başlattı. 1985 yılında
Kaplan, İslami Cemiyet ve Cemaatler Birliği adıyla Kölnde kendi
örgütünü kurdu. 1995 Mayıs ayında siyasi mülteci olarak yaşadığı Kölnde
öldü.



Örgütün şimdiki lideri Metin Müftüoğlu takma adını kullanan Metin
Kaplan, 12 Eylül harekatını takiben Almanyada babasının yanına gitmiş
ve Avrupa Milli Görüş Teşkilatı içerisinde Fetva Komisyonu ve Şeriat
Mahkemesi başkanlığı yapmıştı. Babasının Milli Görüş Teşkilatından
ayrılmasını takiben yeni oluşum adına dini konuşmalar yapmaya başladı.
Fakat bilgisizliği nedeniyle tabanın tepkileri ile karşılaştı ve
"Çeyrek Hoca" olarak isimlendirildi. Bu yüzden Baba Kaplan, oğlunu
idari ve mali işlerle görevlendirdi.


Bu kez de Hac organizasyonundaki başarısızlığı ve Hac paralarını
kaybettiği gerekçesiyle eleştirilere ugradı ve aleyhinde bir muhalefet
oluştu. Çok geçmeden, örgütün Ceza Hakimi yapıldı. Bu arada, muhalifler
teker teker örgütten tasfiye edildi. Ayrılanlar karşı bir grup
oluşturarak toplanan altınların, döviz ve mal varlığının hesabını
sormaya başladılar. İşlerin kötüye gittiğini anlayan Cemaleddin Kaplan,
teşkilatın bütün mal varlığını kendi üzerine geçirdi ve oğlunu veliaht
ilan etti. Böylece Metin Kaplan, örgütün hem siyasi hem de mali
mirasına hakim oldu. Örgüt halen tüm gücünü ve etkinligini yitirmiş
durumda. 1996 Mart ayında mektuplar göndererek yandaşlarından destek ve
biat istedilerse de, umduklarını bulamadılar. Halen 100-150 kadar
yandaş görünenler, örgütün mali kaynaklarından beslendikleri için
bağlılıklarını sürdürüyorlar. Cemaat, elinde bulunan imkanları
zorlayarak zaman zaman uydu yoluyla birkaç saatlik televizyon yayınları
yapıyor, güç gösterisinde bulunuyor. Ancak, yapılan yayınlar, sadece
Metin Kaplanın konuşmasını içeriyor ve cemaate ilişkin görüntüler
verilmiyor.



Halk arasında daha çok Kaplancılar olarak bilinen örgüt, halen oldukça
zayıflamış ve Kölndeki merkezlerinde sıkışmıştır. Zaman zaman
kendilerini gösterici basit çıkışlar yaparak Almanyada bildiriler
dağıtan ve pankartlar açan Cemaat, Avrupada varlığını sürdürmek için
yeni camiler açmaya ve paralı imamların gayreti ile faaliyetlerini
sürdürmeye çalışıyor. Son zamanlarda radikal tavırlarından
geriledikleri, çekingen bir davranış sergiledikleri görülmektedir.
Avrupadaki cami toplantılarında, diğer cemaat taraftarlarınca
kendilerine yöneltilen eleştirilere bile cevap verememektedirler.
Çevresindeki yakın insanlarin Metin Kaplana fazla bir bağlılık içinde
olmadıkları, sadece varolan mirastan sessizlik içinde pay almayı
amaçladıkları gözlemlenmektedir. TV kasetleri, kitap ve bildirilerle
ayakta durmaya çalışmaktadırlar.



RADİKAL DİNİ GURUPLAR



Acz-i Mendi Grubu:



Kadiri Tarikatı şeyhlerinden Tayyar Şaşmaz ile Nurculuk akımı
liderlerinden Hulusi Yahyagilden etkilenen Müslüm Gündüz isimli şahıs
tarafından 1985 yılında Elazığ ilinde faaliyete geçirilen bir gruptur.
Büyük ölçüde Said Nursiden etkilenmiş olmasına rağmen halihazırdaki
durumu itibariyle diğer nurcu gruplardan farklılıklar arzetmektedir.



Nurculuğun bir tarikat olduğu fikrinden hareketle kendilerini "Acz-i
Mendi Tarikatı (Aciz Kullar Tarikatı)" olarak ifade eden bu hareketin
en önemli ve dikkat çekici özelliği, mensuplarının ellerinden
bırakmadıkları âsaları (sopaları) ile sarık, şalvar ve cübbeden oluşan
giyim tarzlarıdır. Elazığ ili başta olmak üzere çeşitli illerde açmış
oldukları dergahlarında, kitap okumalarının yanısıra Kadiri Tarikatına
ait sesli zikir merasimlerini de görmek mümkündür.



Zaman zaman kendilerine has kıyafetlerle değişik illere toplu geziler
düzenleyen grup mensupları, bu şekilde hem kamuoyu gündemine girerek
tanınmayı hem de faaliyetlerini diğer illere yaymayı amaç
edinmektedirler. Bu hedeflerinde, küçük bir grup olmalarına rağmen
belli oranda kamuoyunda kendilerinden sözettirerek başarılı oldukları
da söylenebilir. Bugüne kadar grup elemanlarıyla ilgili çok sayıda dava
açılmıştır. Bu davalar sonucu son olarak Elazığ, Gaziantep ve İzmir
illerindeki dergahları kapatılmıştır.



Gündüz daha sonar Fadima Şahin olayına da karışmış ve bugün hala cezaevinde yatmaktadır.



Akabe Grubu



Yazar Mustafa İslamoğlunun liderliğinde faaliyet gösteren gruptur. 1990
yılında kurulan AKEV (AKABE EĞİTİM VE KÜLTÜR VAKFI) bu grubun
faaliyetlerini yürüttüğü legal kuruluş olarak dikkat çekmektedir. İran
ve Mısır referanslı radikal dini fikirlere sahip olduğu bilinen Mustafa
İslamoğlu "Kürt sorununa islami çözüm" konulu tebliği nedeniyle
hakkında 1995 yılında açılan iki ayrı davadan mahkumiyet almıştır.



Tevhid (Selam) Terör Örgütü



1985 yılında yayın hayatına başlayan ve halen hapiste bulunan Nurettin
ŞİRİN tarafından çıkartılan İSTİKLAL dergisi ile daha sonra çıkan
ŞEHADET ve TEVHİD dergileri etrafında toplanan ve ülkemizde İran
referanslı radikal bir örgütlenmedir. Günümüzde haftalık SELAM Gazetesi
etrafında toplanan grubun, İran devrim metodunu benimseyen radikal dini
fikirlere sahip olduğu ve Türkiye Cumhuriyeti toprakları üzerinde
mevcut Anayasal düzeni yıkarak yerine şer-i hükümlerle yönetilen İran
benzeri bir İslam devleti kurmayı amaçladığı bilinmektedir.



Örgüt mensubu şahıslar çeşitli dönemlerde İranda, askeri ve siyasi
eğitim almışlar ve ülkemizde gerçekleştirilen bazı eylemlerde İran
istihbarat teşkilatlarınca taşeron olarak kullanılmışlardır. Selam
(Tevhid) grubuna yönelik yapılan operasyonlarla gruptan ayrılan bazı
şahısların Kudüs Ordusu isimli örgütü oluşturdukları tespit edilmiş, bu
yapılanma içerisinde aktif olarak yer alan ve eylemleri gerçekleştiren
Ferhan ÖZMEN, Necdet YÜKSEL ve Rüştü AYTUFAN olmak üzere çok sayıda
örgüt mensubu silah ve mühimmatlarla birlikte ele geçirilmiştir.
Aslında bu noktada da kafalar çok karışıktır.



Özellikle istihbarat birimlerinin anlaşmazlığı ve Askeri-sivil
istihbarat çatışması çok önemli suikastlari tekrar esrar perdesinin
ardına çekmiştir. Tüm bu çalışmalar sonucunda örgütün gerçekleştirdiği
iddia edilen, başta Gazeteci-yazar Uğur MUMCU, Prof.Dr. Ahmet Taner
KIŞLALI, Prof. Dr. Muammer AKSOY, Doç Dr. Bahriye ÜÇOK suikastları
olmak üzere çok sayıda öldürme ve yaralama eylemi aydınlatılmış gibi
görünmektedir.



Malatyalılar Grubu



Malatyalılar grubu Zekeriya Şengöz isimli şahsın etrafında toplanarak
propaganda çalışmaları yapan radikal bir dini grup olarak
bilinmektedir. Grup, 1992 yılında TÜRKİYE İSLAMİ HAREKETİ adıyla bir
çatı yapılanmasına gitmiştir. Bu yapılanma içerisinde günümüze kadar
herhangi bir silahlı faaliyete girilmemekle birlikte grubun taban
genişletme ve propaganda faaliyetleri devam etmektedir. Üst düzey
mensupları genelde Malatyalılardan oluştuğundan dolayı bu ismi
almıştır.



Değişim dergisi bu kesim tarafından çıkartılmaktadır. Grup günümüzde,
kurduğu İSLAMİ DAYANIŞMA VAKFI başta olmak üzere çeşitli legal
kuruluşlar vasıtasıyla İstanbulda ve değişik illerimizde faaliyet
göstermektedir. İstanbul ve çevresinde bu grubun diğer bir ismi de
ŞAFAK GRUBUdur.



Malatyalılar (Şafak-Değişim) örgütü, geçmiş dönemlerde, dini nitelikli
konulara ilişkin tepkilerini kamuoyuna MÜSLÜMAN GENÇLİK ismiyle
duyurmuşlar, türban, 8 yıllık kesintisiz eğitim gibi konularda
özellikle de Malatya ve İstanbul illerinde gerçekleştirilen protesto
gösterilerinde etkin olarak yer almışlardır.



Ülkemizdeki radikal söylemleri ile öne çıkan örgüte yönelik ülke
genelinde yapılan operasyonlar sonucu çok sayıda örgüt mensubu
silahları ile birlikte yakalanmış ve Anayasal düzeni tehdit eden yapısı
ortaya çıkarılmıştır.



Hizbullahi Vahdet Grubu



Genel Hizbullah gurubundan kopan ve 1980li yıllarda Diyarbakır ilinde
Vahdet Kitabevi etrafında toplanan gruptur. Abdulvahap Ekinci isimli
şahsın liderliğinde grup faaliyetlerine devam etmektedir. Davet Eğitim
ve Kültür Vakfı ile Abdülkadır Geylani Vakfı bu grubun legal
kuruluşları arasında yer almaktadır.



Son zamanlarda çeşitli illerimizde taban geliştirme faaliyetleri artan
grubun Vahdet isimli bir de dergi çıkarttığı da bilinmektedir



ÖZEL BÜRO

_________________
2ce1ol'un En İyi Üyesi Misafir
Halka Hizmet Hakka Hizmettir


Allah´in indirdigi ile Hükmetmeyenler Kafirlerdir. (Maide Süresi)

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://2ce1ol.forumc.biz
 

ÖZEL BÜRO İbda-c Tanımı

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

 Similar topics

-
» Özel güç çalışması

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
2ce 1OL :: Tarih -Osmanlı-Türk-İslam Dünyası :: İslami Dava-

Bedava forum | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Haberleşme | Suistimalı göstermek | Ücretsiz bir bloga sahip olmak