
2ce 1OL
2ce 1oL Yeni Bir DÜnya
|
| | Yazar | Mesaj |
|---|
1OL(AZRAİL662) PRENS-Kurucu


 Mesaj Sayısı: 5269 Yaş: 21 Nerden: Denizli İş/Hobiler: PC Beat Lakap: AZRAiL662 İletisi: Allah'tır tek hakim
Ağa kim?
Paşa kim? Deneyim: Seviye: Saygınlık: Aktiflik: İşletim Sistemi:  Ruh Hali:  Rep Puanı: 180 Rep Gücü: 2267 Kayıt tarihi: 24/12/07
 | Konu: ÖZEL BÜRO İbda-c Tanımı Perş. Ocak 29 2009, 14:53 | |
| İBDA-C hakkında herşey..
IBDA fikriyati, Islamci edebiyatcı Necip Fazıl Kısakürek ve onu Şeyhi Seyyid Abdulhakim Arvasi yanlısı akıncı gençler tarafindan 15 Kasım 1975 tarihinde, Salih Mirzabeyoglu öncülügünde çıkarılan Gölge dergisi çerçevesinde oluştu .
1980 öncesinin radikalleşen Islamcı Devrimci gençleri arasında yayıldı. Ülkücü ve Marksist örgütlerden farklı olarak Akıncılar adıyla yeni bir örgütlenme çizgisi ortaya konuldu. Hareket mensupları, bu dönemde Islamcılık ideolojisi ile Marksist örgütlenme biçimini birleştiren gençlerden oluşuyordu.
12 Eylül öncesinde çesitli miting ve gösterilerde boy gösteren örgüt, silahli çatismalarda bazi militanlarini kaybetti. 1979 yilinda, grup tarafindan Akinci Güç dergisi çikarilmaya baslandi. Akincilar, Anadoludan silahli egitim kamplari kurdular ve IKP-C adiyla çesitli eylemler düzenlediler. Yandaslari için Gönüldas tabirini kullanan hareket, 1 Agustos 1984de fiili bir örgütlenmeye giderek, kendilerine Necip Fazilin Büyük Dogu idealine dayanarak Islami Büyük Dogu Akincilar Cephesi: IBDA-C ismini verdiler.
Kendileri disindaki Nurcu, Milli Görüsçü bütün Islamci gruplara sert muhalefet gösteren örgüt yanlilari, daha çok sehirlerde yasiyor ve topluma yabancilasan problemli kisiliklerden olusuyor. IBDAcilar yayinlarinda son derece ahlaksiz, bayagi yakistirmalar ve ifadeler kullaniyorlar. "Siddet Çözer, Seriat Için Silahli Mücadele" gibi sloganlar kullanan hareket mensuplari "Kendinden Zuhur" ögretisi çerçevesinde birkaç kisi bir araya gelip bir cephe olusturuyorlar. IBDAcilar, "Kendinden Zuhur" ögretisi konusunda sunlari söylüyor:
"IBDA, muhataplarindan kendinden zuhur ilkesi çerçevesinde faaliyet göstermelerini ister. Kendinden zuhur, gerekeni gerektigi yer ve zamanda gerektigi sekilde yapmak demektir. Bunun için, kendinden zuhur etrafinda dogru faaliyette bulunabilmek için IBDA Külliyati özümsenmelidir. Bu sayede, IBDA baglisi, IBDAnin cephesi olarak hareket etme kabiliyeti kazanir. Kazanilan bu kabiliyet, IBDA baglisina herhangi bir yerden emir almadan hadiseler karsisinda dogru karar verip, dogru tavir alabilme melekesi kazandirir. IBDA baglisi, dogru tavir koyma melekesi ile nerede neyi nasil yapacaginin kararini kendi verir ve uygular. Hareketimiz "NBKK" teorisiyle izahini bulmustur. NBKK, Nizam bozucu Kitle Kiyami manasinadir. NBKKnin mücadele formu olarak "milis savasi" uygun düser. Milis, askeri birlige katilan ve destek veren halk birligi demektir. Ve dolayisiyla milis savasi, Nizam Bozucu Kitle Kiyamini kaçinilmaz olarak dogurur. Milis gönüllü savasçidir. Isgal düzeninin kurdugu dengeleri yikmak için, meydanlarda, sokaklarda, okullarda... Milis savasi verilen her yer IBDA bölgesidir. Bu bölgelerde faaliyet gösteren milis güçlerinin stratejik hedefi sömürge rejiminin her türlü isgal dengelerini, iliskilerini, müessseselerini imha ve isgal otoritesini bozup ona karsi bir itaatsizlik ve kaos ortami meydana getirmektir. Isgal düzeninin müesseselerine karsi girisilen bu bütün imha eylemlerinin sebebi, sonucu ve gayesi NBBK, yani Nizam Bozucu Kitle Kiyamidir."
IBDA hareketinin fikir temeli, silahli ihtilal ve siddete dayaniyor. Hareket adina çikan kitaplar ve süreli yayinlar genç ve dinamik Islamcilari siddete dayali küçük örgütlenmelere yönlendiriyor. Birbirinden bagimsiz küçük terör gruplarinin ise, takibi ve belirlenmesi oldukça zorlasiyor. Günümüzde, Güneydoguda PKK, kentlerde THKP-C ile uyumlu bir faaliyet sergileyen IBDA-C, bu tavriyla Suriye-Lübnan tarzi bir savas stratejisi yürütüyor.
IBDA/C (Islami Büyükdogu Akincilar Cephesi)
Necip Fazil Kisakürekin "BÜYÜK DOGU" fikriyatindan etkilenerek ortaya çiktigi iddia edilen, Osmanli Devleti modelinde federatif yapili bir Islam Devleti kurulmasi amacini güden ve bu amaç dogrultusunda silahli mücadele yöntemini benimseyen terör örgütüdür. 1970li yillardan beri radikal Islami faaliyetler içerisinde oldugu bilinen Salih Izzet Erdisin liderligini yaptigi örgüt, 1989 yilinda Ankara ve Istanbulda yapmis oldugu korsan gösteriler ile adini duyurmustur. Örgütün en bariz vasiflari; radikal dini düsünceleri tasimakla birlikte sünni anlayis içerisinde, Iran yanlisi sii hareketlere karsi cephe almasi, hatta kendinden baska hemen hemen her türlü Islami olusuma tepki göstererek onlari alabildigine elestirmesi ve bununla birlikte gayrimesru oldugunu iddia ettigi Türkiye Cumhuriyeti Devletine karsi gelen bütün olusumlara sicak bakmasi, bilhassa PKKnin ve sol örgütlerin mücadelesini destekledigini ifade ederek bunlarla ortak mücadele zeminleri arayisi içerisinde bulunmasidir.
Lideri
Örgütün liderligini Salih Mirzabeyoglu adi ile taninan ve örgüt mensuplarinca "Kumandan" olarak isimlendirilen, Salih Izzet Erdis isimli sahis yapmaktadir. 29.12.1998 günü yakalanarak gözaltina alinan örgüt lideri Salih Izzet Erdis 04.01.1998 günü tutuklanarak cezaevine konmustur. Teskilat Yapisi Yapilanma açisindan örgüt çok enteresan bir metod uygulamaktadir: "KENDINDEN ZUHUR DIYALEKTIGI" olarak ifade ettikleri bir teknigin geregi olarak, örgüt mensuplari kesinlikle hiyerarsik bir irtibata girmeksizin bagimsiz yapilanmaktadirlar. Örgütün legal ve illegal alandaki faaliyetleri tamamen birbirinden bagimsiz inisiyatifler çerçevesinde olusturulan cepheler tarafindan yürütülmektedir. Her cephe, belli bir hedef ve fonksiyon belirleyerek ayri ayri yapilanir ve herkes BÜYÜK DOGU IBDA fikriyati dogrultusunda, kimseden emir almaksizin kendi grubu içerisinde faaliyet gösterir. Dolayisiyla yapilan eylem ve etkinliklerden çogu zaman diger cepheler de haberdar olmazlar. Cepheler legal ve illegal olmak üzere iki tarzda faaliyet gösterirler;
Geçmiste AK-DOGUS, AK-ZUHUR, AKIN YOLU, TARAF ve TAHKIM gibi çesitli dergileri çikartan örgüt; günümüzde RUH-UL FURKAN adi altinda yayinladigi dergi ile propaganda faaliyeti yapmaktadir. Eylem Sekilleri Daha ziyade molotof kokteyli atma ve kundaklama gibi, risksiz, ancak bununla birlikte sansasyonel yönü agir basan eylem türleri tercih edilmektedir. Eylem tarzi ve hedefleri genellikle açiktan yayin organlari vasitasiyla nesredilmek suretiyle, örgüt mensuplari bu dogrultuda yönlendirilir. Örgütün stratejisi dogrultusunda, cepheler kendi inisiyatifleri ile karar alarak eylemleri gerçeklestirmekte ve eylemi kendileri adina üstlenmektedirler. Eylem Hedefleri 1. Sansasyonel olmasi açisindan camilere, 2. Azinliklara ait kilise, vakif ve merkezlere, 3. TV vericileri, gazeteler ve ilgili derneklere, 4. Atatürk heykellerine, 5. Birahane, banka ve oyun salonlari ile tekel bayilerine, 6. Güç gösterisinde bulunmak, kitleleri sindirmek ve kendilerine maddi kaynak saglamak amaciyla esnaflara yönelik eylemler gerçeklestirmektedirler.
Örgüt, kamuoyunun dikkatini çeken eylemlerle sik sik gündeme gelmesine ragmen, sergiledigi görüntünün aksine genis bir tabana sahip degildir. Kendini oldugundan fazla gösterebilmek ve kamuoyunun sürekli olarak gündeminde kalabilmek düsüncesini tasiyan örgüt; risksiz ancak sansasyonel eylemlere yönelmekte hatta yayinlarinda, gerçeklestirmedigi bir çok eylemi de kendi mensuplari yapmis gibi üstlenmektedir. Özellikle gelenekçi Islami kesimleri devletin yaninda yer almak ve pasif davranmak ve Müslümanlari pasifize etmekle de suçlayan örgüt kendisi disindaki olusumlar tarafindan provakatör olarak nitelendirilmektedir. Son dönemde yasadisi örgütün eylemlerinde görülen azalma, güvenlik güçlerinin yaptigi operasyonlarla örgütün önemli ölçüde pasifize edildigini göstermektedir. Ancak örgütte hiyerarsik bir yapilanma bulunmasi ve birbirinden bagimsiz cephelerden meydana gelmesi ve örgüt basinin tutuklanmasindan sonra, cezaevinde ziyarete gelen örgüt mensuplarina araliksiz eylem yapmalarinin gerektigi konusunda talimat vermesi sebebi ile, eylem yapabilecekleri degerlendirilmektedir.
Lideri ve militanlarinin büyük bir bölümü cezaevinde bulunan örgütün son dönemde çesitli basin yayin organlarinin Internet ve e-mail adreslerine gönderdigi radikal söylem ve spekülasyona dayali maksatli haberlerle, kamuoyunun dikkatini çekmeye matuf arayislara yöneldigi ve bu suretle Türkiye Cumhuriyeti üzerinde bir tehdit unsuru oldugu imajini yaratmaya çalistigi gözlenmektedir.
_________________ 2ce1ol'un En İyi Üyesi Misafir Halka Hizmet Hakka Hizmettir Allah´in indirdigi ile Hükmetmeyenler Kafirlerdir. (Maide Süresi) |
|  | | 1OL(AZRAİL662) PRENS-Kurucu


 Mesaj Sayısı: 5269 Yaş: 21 Nerden: Denizli İş/Hobiler: PC Beat Lakap: AZRAiL662 İletisi: Allah'tır tek hakim
Ağa kim?
Paşa kim? Deneyim: Seviye: Saygınlık: Aktiflik: İşletim Sistemi:  Ruh Hali:  Rep Puanı: 180 Rep Gücü: 2267 Kayıt tarihi: 24/12/07
 | Konu: Geri: ÖZEL BÜRO İbda-c Tanımı Perş. Ocak 29 2009, 14:53 | |
| Kaplancılar
İslami Cemaatler Birligi
Örgütü kuran Cemaleddin Kaplan, 1926 yılında Erzurumun İspir ilçesinde doğdu. 1966da Ankara İlahiyat Fakültesini bitirdi. 1966-1971 arasında Adana Müftülügü yaptı. 12 Eylül 1980 Harekatı ve 1981 yılında MSPnin kapatılmasını takiben Almanyaya giderek Milli Görüşün bu ülkedeki faaliyetlerine katıldı. Avrupa Milli Görüş Teşkilatının İrşad ve Fetva Komisyonu Başkanlığına getirilen Cemaleddin Kaplan, 1983 Ağustos ayında "İslamda Parti olmadığı" fikriyle bir ayrılık başlattı. 1985 yılında Kaplan, İslami Cemiyet ve Cemaatler Birliği adıyla Kölnde kendi örgütünü kurdu. 1995 Mayıs ayında siyasi mülteci olarak yaşadığı Kölnde öldü.
Örgütün şimdiki lideri Metin Müftüoğlu takma adını kullanan Metin Kaplan, 12 Eylül harekatını takiben Almanyada babasının yanına gitmiş ve Avrupa Milli Görüş Teşkilatı içerisinde Fetva Komisyonu ve Şeriat Mahkemesi başkanlığı yapmıştı. Babasının Milli Görüş Teşkilatından ayrılmasını takiben yeni oluşum adına dini konuşmalar yapmaya başladı. Fakat bilgisizliği nedeniyle tabanın tepkileri ile karşılaştı ve "Çeyrek Hoca" olarak isimlendirildi. Bu yüzden Baba Kaplan, oğlunu idari ve mali işlerle görevlendirdi.
Bu kez de Hac organizasyonundaki başarısızlığı ve Hac paralarını kaybettiği gerekçesiyle eleştirilere ugradı ve aleyhinde bir muhalefet oluştu. Çok geçmeden, örgütün Ceza Hakimi yapıldı. Bu arada, muhalifler teker teker örgütten tasfiye edildi. Ayrılanlar karşı bir grup oluşturarak toplanan altınların, döviz ve mal varlığının hesabını sormaya başladılar. İşlerin kötüye gittiğini anlayan Cemaleddin Kaplan, teşkilatın bütün mal varlığını kendi üzerine geçirdi ve oğlunu veliaht ilan etti. Böylece Metin Kaplan, örgütün hem siyasi hem de mali mirasına hakim oldu. Örgüt halen tüm gücünü ve etkinligini yitirmiş durumda. 1996 Mart ayında mektuplar göndererek yandaşlarından destek ve biat istedilerse de, umduklarını bulamadılar. Halen 100-150 kadar yandaş görünenler, örgütün mali kaynaklarından beslendikleri için bağlılıklarını sürdürüyorlar. Cemaat, elinde bulunan imkanları zorlayarak zaman zaman uydu yoluyla birkaç saatlik televizyon yayınları yapıyor, güç gösterisinde bulunuyor. Ancak, yapılan yayınlar, sadece Metin Kaplanın konuşmasını içeriyor ve cemaate ilişkin görüntüler verilmiyor.
Halk arasında daha çok Kaplancılar olarak bilinen örgüt, halen oldukça zayıflamış ve Kölndeki merkezlerinde sıkışmıştır. Zaman zaman kendilerini gösterici basit çıkışlar yaparak Almanyada bildiriler dağıtan ve pankartlar açan Cemaat, Avrupada varlığını sürdürmek için yeni camiler açmaya ve paralı imamların gayreti ile faaliyetlerini sürdürmeye çalışıyor. Son zamanlarda radikal tavırlarından geriledikleri, çekingen bir davranış sergiledikleri görülmektedir. Avrupadaki cami toplantılarında, diğer cemaat taraftarlarınca kendilerine yöneltilen eleştirilere bile cevap verememektedirler. Çevresindeki yakın insanlarin Metin Kaplana fazla bir bağlılık içinde olmadıkları, sadece varolan mirastan sessizlik içinde pay almayı amaçladıkları gözlemlenmektedir. TV kasetleri, kitap ve bildirilerle ayakta durmaya çalışmaktadırlar.
RADİKAL DİNİ GURUPLAR
Acz-i Mendi Grubu:
Kadiri Tarikatı şeyhlerinden Tayyar Şaşmaz ile Nurculuk akımı liderlerinden Hulusi Yahyagilden etkilenen Müslüm Gündüz isimli şahıs tarafından 1985 yılında Elazığ ilinde faaliyete geçirilen bir gruptur. Büyük ölçüde Said Nursiden etkilenmiş olmasına rağmen halihazırdaki durumu itibariyle diğer nurcu gruplardan farklılıklar arzetmektedir.
Nurculuğun bir tarikat olduğu fikrinden hareketle kendilerini "Acz-i Mendi Tarikatı (Aciz Kullar Tarikatı)" olarak ifade eden bu hareketin en önemli ve dikkat çekici özelliği, mensuplarının ellerinden bırakmadıkları âsaları (sopaları) ile sarık, şalvar ve cübbeden oluşan giyim tarzlarıdır. Elazığ ili başta olmak üzere çeşitli illerde açmış oldukları dergahlarında, kitap okumalarının yanısıra Kadiri Tarikatına ait sesli zikir merasimlerini de görmek mümkündür.
Zaman zaman kendilerine has kıyafetlerle değişik illere toplu geziler düzenleyen grup mensupları, bu şekilde hem kamuoyu gündemine girerek tanınmayı hem de faaliyetlerini diğer illere yaymayı amaç edinmektedirler. Bu hedeflerinde, küçük bir grup olmalarına rağmen belli oranda kamuoyunda kendilerinden sözettirerek başarılı oldukları da söylenebilir. Bugüne kadar grup elemanlarıyla ilgili çok sayıda dava açılmıştır. Bu davalar sonucu son olarak Elazığ, Gaziantep ve İzmir illerindeki dergahları kapatılmıştır.
Gündüz daha sonar Fadima Şahin olayına da karışmış ve bugün hala cezaevinde yatmaktadır.
Akabe Grubu
Yazar Mustafa İslamoğlunun liderliğinde faaliyet gösteren gruptur. 1990 yılında kurulan AKEV (AKABE EĞİTİM VE KÜLTÜR VAKFI) bu grubun faaliyetlerini yürüttüğü legal kuruluş olarak dikkat çekmektedir. İran ve Mısır referanslı radikal dini fikirlere sahip olduğu bilinen Mustafa İslamoğlu "Kürt sorununa islami çözüm" konulu tebliği nedeniyle hakkında 1995 yılında açılan iki ayrı davadan mahkumiyet almıştır.
Tevhid (Selam) Terör Örgütü
1985 yılında yayın hayatına başlayan ve halen hapiste bulunan Nurettin ŞİRİN tarafından çıkartılan İSTİKLAL dergisi ile daha sonra çıkan ŞEHADET ve TEVHİD dergileri etrafında toplanan ve ülkemizde İran referanslı radikal bir örgütlenmedir. Günümüzde haftalık SELAM Gazetesi etrafında toplanan grubun, İran devrim metodunu benimseyen radikal dini fikirlere sahip olduğu ve Türkiye Cumhuriyeti toprakları üzerinde mevcut Anayasal düzeni yıkarak yerine şer-i hükümlerle yönetilen İran benzeri bir İslam devleti kurmayı amaçladığı bilinmektedir.
Örgüt mensubu şahıslar çeşitli dönemlerde İranda, askeri ve siyasi eğitim almışlar ve ülkemizde gerçekleştirilen bazı eylemlerde İran istihbarat teşkilatlarınca taşeron olarak kullanılmışlardır. Selam (Tevhid) grubuna yönelik yapılan operasyonlarla gruptan ayrılan bazı şahısların Kudüs Ordusu isimli örgütü oluşturdukları tespit edilmiş, bu yapılanma içerisinde aktif olarak yer alan ve eylemleri gerçekleştiren Ferhan ÖZMEN, Necdet YÜKSEL ve Rüştü AYTUFAN olmak üzere çok sayıda örgüt mensubu silah ve mühimmatlarla birlikte ele geçirilmiştir. Aslında bu noktada da kafalar çok karışıktır.
Özellikle istihbarat birimlerinin anlaşmazlığı ve Askeri-sivil istihbarat çatışması çok önemli suikastlari tekrar esrar perdesinin ardına çekmiştir. Tüm bu çalışmalar sonucunda örgütün gerçekleştirdiği iddia edilen, başta Gazeteci-yazar Uğur MUMCU, Prof.Dr. Ahmet Taner KIŞLALI, Prof. Dr. Muammer AKSOY, Doç Dr. Bahriye ÜÇOK suikastları olmak üzere çok sayıda öldürme ve yaralama eylemi aydınlatılmış gibi görünmektedir.
Malatyalılar Grubu
Malatyalılar grubu Zekeriya Şengöz isimli şahsın etrafında toplanarak propaganda çalışmaları yapan radikal bir dini grup olarak bilinmektedir. Grup, 1992 yılında TÜRKİYE İSLAMİ HAREKETİ adıyla bir çatı yapılanmasına gitmiştir. Bu yapılanma içerisinde günümüze kadar herhangi bir silahlı faaliyete girilmemekle birlikte grubun taban genişletme ve propaganda faaliyetleri devam etmektedir. Üst düzey mensupları genelde Malatyalılardan oluştuğundan dolayı bu ismi almıştır.
Değişim dergisi bu kesim tarafından çıkartılmaktadır. Grup günümüzde, kurduğu İSLAMİ DAYANIŞMA VAKFI başta olmak üzere çeşitli legal kuruluşlar vasıtasıyla İstanbulda ve değişik illerimizde faaliyet göstermektedir. İstanbul ve çevresinde bu grubun diğer bir ismi de ŞAFAK GRUBUdur.
Malatyalılar (Şafak-Değişim) örgütü, geçmiş dönemlerde, dini nitelikli konulara ilişkin tepkilerini kamuoyuna MÜSLÜMAN GENÇLİK ismiyle duyurmuşlar, türban, 8 yıllık kesintisiz eğitim gibi konularda özellikle de Malatya ve İstanbul illerinde gerçekleştirilen protesto gösterilerinde etkin olarak yer almışlardır.
Ülkemizdeki radikal söylemleri ile öne çıkan örgüte yönelik ülke genelinde yapılan operasyonlar sonucu çok sayıda örgüt mensubu silahları ile birlikte yakalanmış ve Anayasal düzeni tehdit eden yapısı ortaya çıkarılmıştır.
Hizbullahi Vahdet Grubu
Genel Hizbullah gurubundan kopan ve 1980li yıllarda Diyarbakır ilinde Vahdet Kitabevi etrafında toplanan gruptur. Abdulvahap Ekinci isimli şahsın liderliğinde grup faaliyetlerine devam etmektedir. Davet Eğitim ve Kültür Vakfı ile Abdülkadır Geylani Vakfı bu grubun legal kuruluşları arasında yer almaktadır.
Son zamanlarda çeşitli illerimizde taban geliştirme faaliyetleri artan grubun Vahdet isimli bir de dergi çıkarttığı da bilinmektedir
ÖZEL BÜRO _________________ 2ce1ol'un En İyi Üyesi Misafir Halka Hizmet Hakka Hizmettir Allah´in indirdigi ile Hükmetmeyenler Kafirlerdir. (Maide Süresi) |
|  | | |
Similar topics |  |
|
| | Bu forumun müsaadesi var: | Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
| |
| |
| 2ce1ol harita | 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106..........................................................................................................211234Web Tasarım 1ol |
|
|