2ce 1OL

2ce 1oL Yeni Bir DÜnya
2ce1ol PortalAnasayfaGaleriAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıSSSTakvimGiriş yapKayıt Ol

Paylaş | 
 

 Cumhuriyetin Kuruluşu Türkçe Ezan Okunması

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
1OL(AZRAİL662)
PRENS-Kurucu
PRENS-Kurucu


Erkek
Mesaj Sayısı: 5269
Yaş: 21
Nerden: Denizli
İş/Hobiler: PC Beat
Lakap: AZRAiL662
İletisi: Allah'tır tek hakim
Ağa kim?
Paşa kim?
Deneyim:
100 / 100100 / 100

Seviye:
100 / 100100 / 100

Saygınlık:
100 / 100100 / 100

Aktiflik:
100 / 100100 / 100

İşletim Sistemi:
Ruh Hali:
Rep Puanı: 180
Rep Gücü: 2267
Kayıt tarihi: 24/12/07

MesajKonu: Cumhuriyetin Kuruluşu Türkçe Ezan Okunması   Salı Şub. 24 2009, 16:15

1932 yılından 1950 yılına kadar tam on sekiz sene Ülkemizde minarelerden “Tanrı Uludur” diye Türkçe ezan okunmuş!

Emre Kongar bu dönemi “Daha sonra, İkinci Dünya
Savaş’ının bitimiyle başlayan “Soğuk Savaş” döneminde bütün Batı
Dünyası’nı kapsayan “Anti-komünizm” mücadelesinde ön plana çıkarılan
dinci yaklaşımlar, içerde de çok partili siyasetin iktidara getirdiği Demokrat Parti’nin Atatürk Devrimlerini sorgulayan tutumuyla bütünleşti ve ezan yeniden Arapça okunmaya başlandı”
diye ifade etmektedir.


Altan Öymen Ezanın Türkçeleştirilme bahsini Değişim Yılları
adıyla ikinci cildini çıkardığı anılarında, pek çok ilginç olayla
birlikte bu deneyimin öyküsünü de ayrıntılı olarak anlatıyor:
(ss.483-496)


Türkçe ezan okunması konusu Meşrutiyet dönemindeki bazı aydınlar tarafından da dile getirilmişti.
Bu özlemi Ziya Gökalp şöyle şiirleştirmiş:


“Bir ülke ki, camiinde Türkçe ezan okunur.


Köylü anlar manasını namazdaki duanın





Bir ülke ki, mektebinde Türkçe Kuran okunur


Küçük büyük herkes bilir buyruğunu Hüda’nın








Ey Türkoğlu, işte senin orasıdır vatanın.”

Atatürk 1932′de, önce Türkçe ezan okunmasının dinen caiz olup olmadığını tartıştırıyor ve caiz olduğu belirleniyor(!)
Bunun üzerine içlerinde Hafız Burhan, Sadettin Kaynak, Hafız Nuri
gibi dönemin önemli hafızlarının bulunduğu bir komisyon kurularak
ezanın Türkçe çevirileri yapılıyor ve hangisinin ahenginin daha uygun
olduğu tartışılıyor.


Kabul edilen metin şöyle:

“Tanrı uludur;


Şüphesiz bilirim, bildiririm:





Tanrı’dan başka yoktur tapacak,


Şüphesiz bilirim, bildiririm


Tanrı’nın elçisidir Muhammed


Haydin namaza, haydin felaha








Namaz uykudan hayırlıdır.”

Diyanet İşleri Başkanlığı 18 Temmuz 1932 tarihli bir genelge ile
bu metni bütün camilere bildiriyor ve ezan Türkçe okunmaya başlıyor.


Pek çok ilginç olay
yaşandıktan sonra, Demokrat Parti 1950 yılında iktidara geliyor ve ilk
iş olarak ezanın yeniden Arapça okunmasını sağlıyor.
Bu arada Menderes ve arkadaşları bir sıkıntı yaşamışlardır:



[center]Kemal’e


bağlılığıyla bilinen ve çok partili rejime geçilirken İsmet İnönü’ye
Atatürk Devrimleri konusunda dikkatli olma sözü vermiş olan Celal Bayar
buna ne diyecektir?


Öymen, bunu da o dönemin Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı olan
Nihat Reşat Belger’in ağzından aktaran Nadir Nadi’ye dayanarak şöyle
anlatıyor:


Cumhurbaşkanı Bayar’ın başkanlığında toplanan hükümet Arapça ezan yasağının kaldırılmasını tartışmaktadır:


Bayar bir ara soruyor:


“Arkadaşlar, kararımızla Atatürk’ün ruhu muazzep olmaz mı?”


Buna Belger yanıt veriyor:


“Büyük zaferimiz üzerine Atatürk’ün ruhu o kadarcık kusuru bize bağışlar efendim!”
Bunun üzerine Bayar yatışıyor ve toplantı neşeli bir havada sürüyor.


Kimi çölde ki Araplara gelmiş din diye İslamiyet’e inanmamak
için kendini zorlar, kimi biz Türküz neden Arapça okuyalım diye sebatla
direnişe geçer. Bu mesele Kur an-ı Kerim in neden Arapça okunmakta
olduğuna kadar uzanır gider.


Ezan ve namaz ayrılmaz ikili biri diğerini hatırlatır bu
muhteşem birlikteliğe birbirini tamamlayıcılığa hayran kalmamak mümkün
değildir. Ancak biz bu yazımızda ezanın Türkçe okunması talebi üzerinde duracağız.
Ya neden illaki Arapça okuturlar şu ezanı diye feryad-ı figan içerisinde olanlara;


Ezan sesi bir müslümanın 24 saatini 5 bölüme
ayırmakta böylelikle İslamiyetin bir müminin yaşamının her anını
kapsadığının ve düzenlediğinin en belirgin göstergesi olarak, 5 vakit
ezan-namaz birlikteliği ile Yaradanımıza, şükür edası için bu en
kıymetli randevumuza koşarak hayatımızı disiplin içerisinde
düzenlemekte olan bu sada neden Arapça okunmalıdır hususunu vurgulamak
elzem olmaktadır.


Lakin bunun tam anlamıyla
idrakinde miyiz? Yoksa kanıksama hastalığının pençesine mi terk etmiş
bulunmaktayız da bu garip istekte ve serzenişte bulunan insanlarımız
dönem dönem ortaya atılmaktadırlar.
Ezan Müslümanlığın büyük bir şiarıdır. Ezan esnasında konuşmamak
hatta Kur an okumayı bırakıp dinlemek efdaldir. Ezan okunurken dinlemek
sünnet, konuşmak mekruhsa da imansız gidecek kadar vebali yoktur
denmektedir.


Düşününki bizi yaratan günde 5 vakit huzuruna davet
etmektedir. Öncelikle kul olarak bizler bunun önem ve bilincini
taşımamız gerekmektedir. Bu bilinci kazanmış bir kul sizce şıklarda
olan hangi eylemi yapar. Ayrıca babanız anneniz veya kıymet verip saygı
duyduğunuz herhangi bir büyüğünüzün sizi çağırdığı bir mekânda
yapmayacağınız hareketleri kul olarak nasıl olurda Yaradanının huzuruna
çağrıldığımız zaman yapmayı düşünebiliriz.


Namazın bir kurtuluş vesilesi olduğunu Kur’an-ı Kerim, “Gerçekten müminler kurtuluşa ermiştir; onlar ki namazlarında huşu içindedirler.” (Müminun, 23/1, 2) ayetiyle teyid eder.


Bu yüzden ezan okunurken, her ferdin bu mübarek kelimelerin manalarını mülahaza ederek söylemesi


sünnettir. Hatta âlimlerimiz,
ezan okunurken gezip hareket etmeden her kelimenin tekrar edilmesi
gerektiğini ifade etmişlerdir. Çünkü namaza yoğunlaşmak için ezanla ve
ezanın getirdiği ruh ile bütünleşmek gerekmektedir.
Ömer bin Hattâb (ra) dedi ki: Resûlullah Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurdu: “Müezzin
Allahü Ekber, Allahü Ekber dediğinde siz de Allahü Ekber, Allahü
Ekber dersiniz. Müezzin Eşhedü en-lâ ilâhe illallah dediğinde siz de
Eşhedü en-lâ ilâhe illallah dersiniz. Müezzin Eşhedü enne Muhammeden
Resûlullah dediğinde siz de Eşhedü enne Muhammeden Resûlallah
dersiniz. Müezzin Hayye ale s-Salâh dediğinde siz Lâ Havle ve-lâ
kuvvete illâ billâh dersiniz. Müezzin Hayye ale l-Felah dediğinde siz
yine Lâ Havle ve-lâ kuvvete illâ billâh dersiniz. Müezzin Allahü
Ekber, Allahü Ekber dediğinde siz de Allahü Ekber, Allahü Ekber
dersiniz. Sonra müezzin Lâ ilâhe illallah dediğinde siz de Lâ ilâhe
illallah dersiniz.”
Sapıklık çağrılarına karşı tevhid, hidayet, hak ve
adaletle çağrı, şirkin hükümranlığına karşı bir başkaldırı, namaza,
kurtuluşa, cennete, nimetlere, mükemmelliğe davet olan ezan gayet
önemli bir İslami semboldür. Eskimo da, Çin li, Kızılderili,
Himalaya daki bir çoban da, Afrika ormanlarında yaşayan bir kabile
üyesi de bu mesaja muhataptır. Ezanı mahallileştirmek işte bu evrensel ilkeye de aykırıdır.

İslam evrensel bir dindir. Zamanla sınırlı değildir. Bundan
asırlarca evvel gelmiş ve işi bitmiş bir din değildir. Mekânla sınırlı
değildir. Arabistan Yarımadası nın sınırlarına hapsolmuş bir din
değildir. İnsanlarla bir ırkla da sınırlı değildir. Her ne kadar Arap
olan bir peygambere ve topluma indi ise de, mesaj bütün insanlığadır.


— Günde beş vakit semaları inleten ezan; İslam ın sembol
sözlerinden birisidir. Kelime-i Tevhid, Kelime-i Şehadet nasıl ki İslam
a girişin bir belirtisi ise, ezan da bir şahsın, beldenin, milletin,
memleketin İslam la olan bağını haykıran bir kutlu nidadır. Yani İslam
inancı ve uygulamalarının tamamını, az söz ile özetleyen ifadelerdir


- Ezan baştanbaşa bir özgürlük bildirisidir. Müslümanları,
Allah tan başka hiçbir güç tanımadıklarını, O ndan başka hiç kimsenin
önünde eğilmelerinin söz konusu olmadığının bütün dünyaya
duyurulmasıdır. Müminleri Allah a itaat etmeye, şuura, uyanıklığa,
takvaya ve İslami dirilişe bir davettir


- Ezan müminleri Allah a ibadet etmeye davet ederken, gayri Müslimleri Allah a teslim olmaya çağırır. Zaten
bu ilahi özellikten dolayıdır ki, ezanı dinleyen pek çok gayri müslim
etkilenmiş, bir kısmı da müslüman olmuştur. Türkçem dilim benim için
elbette kıymetlidir. Dil namustur. Fakat din bahsinde Arapçayı ırkçılık yaklaşımıyla değerlendirmek safdillik olur. Ezan,
Kelime-i tevhid ve Kelime-i Şehadet Müslümanlar arasında ortak evrensel
şifre babında yerini önemle korumuştur ve koruyacaktır.


Üstad Necip Fazıl ın söylediği gibi; ezan bir şahadet
parmağı halinde gökleri delen, minarelerden asıl lisanıyla buram buram
yükselen ve tek harfinden ayrılmayan ulvi bir sestir.


Ölürken aynı ahenk, sala sesinden sızan;


Kulağıma doğduğum günde okunan ezan (N.Fazıl)





Namaz, sancıma ilaç yanık yerime merhem;








Onsuz, ebedi hayat benim olsa istemem!(N.Fazıl)

Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli;


Değmesin ma bedimin göğsüne nâ-mahrem eli;








Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli


Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli. (M.A.Ersoy)

İmam-ı Gazali diyor ki; Ezan sesini duyduğun zaman kıyamet
günündeki davetini düşün. Ezana sür atle icabet için batın ve zahirin
ile hazırlan. Çünkü ezana sür atle icabet edenler o büyük günde lütuf
ve mülayemetle davet edilirler. Kendi kendine düşün, eğer ezan sesini
rağbet ve sevinçle karşılıyorsan o kaza gününde kulaklarında çınlayacak
olan müjde ve kurtuluş nidasıdır. Bunu için Peygamber Efendimiz: Ezan ve namaz ile-bizi rahatlandır ya Bilal. (Dare Kutni, Hz.Bilali Habeşid den)buyurmuştur. Çünkü namaz Peygamber Efendimizin gözünün bebeğidir. (İhya I.Cilt sf:448–449)


Sizlerden istirhamım bir an durun ve düşünün; güneş doğuyor
yükseliyor ve batıyor ve bu tüm yeryüzünde usulca Rabbimizin izni ile
Hz zamanın geçişi sebebiyle gerçekleşiyor. Bulunduğumuz yerde sabah
ezanı okunup bitirilirken biraz daha uzakta yeni bir ezan başlıyor ve
bu vaktin değişme sürecince devam ediyor. Bu sada zincirini hayal etmek
bile bizlere birlikteliği yekvücut olmanın ne demek olduğunun en güzel
ifadesidir.


Şimdide sada zincirinin bitimini ve fiiliyatta
bedenlerimizin kıyam rüku ve secdeye gidişlerini tahayyul edelim. Bir
kardeşimiz kıyamdayken biraz uzaktaki rukuda diğeri secdede ve yek
vucud gibi aynı yöne yüzleri dönük yani Kabemize, sanki o mübarek
mabedin gölgesindeymişçesine kılmaktalar namazlarını. Bu bilen,
anlayan, hissedene başka söz gerekmez.


Ilımlı İslam, radikal İslam,
köktendinci, az müslüman, çok müslüman islamda reform &.gibi
çoğaltabileceğimiz fikir ve düşünceleri yayanların çok masum olmadığını
uyanıp görmek şart ve gerektir.


Üzerimizde oynan oyunları fark etmek gaflet
uykusundan uyanmak şart ve gerektir. Dini bozmaya çalışanların
hedeflerinin planlarının farkına varmak şart ve gerektir. İslam tektir,
emirleri sabittir, sahibi ve emirlerini yerine getirmekle yükümlü
olanları bellidir. Yenilikçilik, devrimcilik adı altında garip
libaslara ihtiyacı yoktur ve olmayacaktır! Çünkü onun koruyucusu Allah
tır(c.c)


Her dem taze tutulmaya çalışılan
konuların başında Türkçe Ezan ve Kur an-ı Kerim bahisleri gelmektedir
ve birileri (!) istediği için gelmeye de devam edecektir.


Ezanın Türkçe anlamını elbette bilmeliyiz Nasıl ki
Kur an-ı Kerimin meal ve tefsirlerini bilmek ve araştırmak gerektiği
gibi, fakat bu nidanın Arapça okunması onun evrenselliğini birliğini
getireceğinden ve sünnet olan bu uygulama olduğundan Müslümanın
bulunduğu yerdeki varlığını belirten minare ve ezan İslam’ın şiarı
olarak benimsenmiştir. Asla ve kata Arapçadan başka bir dilde çağrı
mahiyetinde okunması doğru olamaz


Hülasa; evrensel olması gerekliliği,
tevhid ve sünnet üzeri okunması nedeniyle, ezan aslı gibi okunmalıdır.
Ezan-ı Muhammedi sadası gönüllerimizden eksik olmasın& Ya Rab!
Bizleri bu eşsiz çağrıyı, davet birliğini gönlünde de duyanlardan, her
daim idrak edenlerden eyle & ve onu hakkıyla okuyan müezzinlere
cennetini nasip eyle âmin!
alıntıdır.[/center]

_________________
2ce1ol'un En İyi Üyesi Misafir
Halka Hizmet Hakka Hizmettir


Allah´in indirdigi ile Hükmetmeyenler Kafirlerdir. (Maide Süresi)

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://2ce1ol.forumc.biz
amasist
Bizden
Bizden


Erkek
Mesaj Sayısı: 90
Yaş: 26
Nerden: bartın
İş/Hobiler: laborant
İletisi: ''Beni bir ben bilirim birde YARADAN Bana bir ben lazımım bir de ANLAYAN''
Deneyim:
21 / 10021 / 100

Seviye:
21 / 10021 / 100

Saygınlık:
21 / 10021 / 100

Aktiflik:
21 / 10021 / 100

İşletim Sistemi:
Ruh Hali:
Rep Puanı: 1
Rep Gücü: 25
Kayıt tarihi: 08/02/08

MesajKonu: Geri: Cumhuriyetin Kuruluşu Türkçe Ezan Okunması   Perş. Mayıs 07 2009, 13:58

ezan mutlak süretle arapça okunur ve okunacakta dünyada hangi dil varki tamamen türkçeye çevrilmiş kaldıki arapçaçevrilsin saten arabçanın ayrı bi güzelliği var ki bu kuran olunca mükemmel bi hal alıyor
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 

Cumhuriyetin Kuruluşu Türkçe Ezan Okunması

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

 Similar topics

-
» Türkçe Sunumlar
» Türkçe Hack Döküman
» X-Men: Birinci Sınıf - X-Men: First Class - 2011- Türkçe (Tr) Dublaj
» total video converter (Alt yazı ekleme programı türkçe)sınırlı
» 8. Sınıf Türkçe Dersi 2. Dönem 3. Yazılı Soruları - 25 Test Sorusu (Emine ARSLANHAN)

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
2ce 1OL :: DİNİ :: LAİKLİK-

forum kurmak | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Haberleşme | Suistimalı göstermek | Ücretsiz bir blog yaratın