2ce 1OL

2ce 1oL Yeni Bir DÜnya
2ce1ol PortalAnasayfaGaleriAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıSSSTakvimGiriş yapKayıt Ol

Paylaş | 
 

 12. Yılında 28 Şubat Müslüman Katliamını Önleyici Darbenin Adı: İBDA!

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
1OL(AZRAİL662)
PRENS-Kurucu
PRENS-Kurucu


Erkek
Mesaj Sayısı: 5269
Yaş: 21
Nerden: Denizli
İş/Hobiler: PC Beat
Lakap: AZRAiL662
İletisi: Allah'tır tek hakim
Ağa kim?
Paşa kim?
Deneyim:
100 / 100100 / 100

Seviye:
100 / 100100 / 100

Saygınlık:
100 / 100100 / 100

Aktiflik:
100 / 100100 / 100

İşletim Sistemi:
Ruh Hali:
Rep Puanı: 180
Rep Gücü: 2267
Kayıt tarihi: 24/12/07

MesajKonu: 12. Yılında 28 Şubat Müslüman Katliamını Önleyici Darbenin Adı: İBDA!   Paz Nis. 05 2009, 16:38


Fazıl DUYGUN



Bu hafta bir yönüyle meşûm, bir yönüyle hayırlı bir darbe olan 28 Şubat’ın 12. yılı…

Şimdiye
kadar, İslâm düşmanı bu darbenin hep Batıcı- Laikçi ve Siyonizm
işbirlikçisi yönünü gördük. Hattâ iş öyle bir noktaya kadar getirildi
ki, bizlere gösterilen bu alenî düşmanlarımıza olan öfkemiz sebebiyle,
onlardan çok daha tehlikeli ve bu darbenin perde arkasındaki esas
tatbikçisi, içimizdeki münafık-kâfir takımını hep gözden kaçırdık.
İçimizdeki bu hain Haçlı-Siyonist işbirlikçisi kadroların ihaneti daha
yeni yeni ifşâ ediliyor ve görüyoruz ki, aslında esas öfke duymamız
gerekenler bu içimizdeki hain işbirlikçi kadrolarmış!


28 Şubat’ın bizim için ortaya çıkardığı 3 önemli netice var:

1-
İsrailci-Batıcı Siyonist Doğu Silahçıoğlu gibi kuduz İslâm
düşmanlarının, çok güvendikleri İsrail-Batı tarafından, Müslümanlara
karşı kullanılıp, bugünkü “Ergenekon” operasyonlarında gördüğümüz gibi,
işleri bitince harcandıklarıdır.


2-
AKP, F. Gülen ve liberal çapulcu kadroların, aslında bu darbenin gizli
hazırlayıcısı olduklarıdır. İBDA hareketinin rüzgarına kapılan Refah
Partisi nezninde, İslâmî muhalefeti ezerek ve kendi içindeki hainleri
kahramanlaştırarak, bu muhalefeti hain kadronun hizmetine sokarak,
ehlileştirmek.


3-
Bugün Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan Abdullah Gül’e atfedilen
ifadeyle; 1. grupta yeralan İsrailcilerin oluşturacakları ve
katledecekleri binlerce müslümanın bu belâdan kurtulmasını sağlayan
İBDA hareketi ve bu hareketin yiğit lideri Salih Mirzabeyoğlu’nun
kahramanlığıdır. Bugün, çarptırıldığı idam cezası neticesi, 11 yıldır
Bolu F Tipi cezaevinde “Telegram-Zihin Kontrolü-Betatron” işkencesine
maruz kalan K. Mirzabeyoğlu’nun, bu cezayı 28 Şubat’a ve onun merkezî
planlayıcısı ABD-İsrail’e karşı direndiği için aldığını itiraf eden de,
yine bu içimizdeki işbirlikçidir.


28
Şubat devresinde, RP lideri ve dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan,
şahsiyetindeki korkaklık sebebiyle, anayasayı çiğneyen darbeci
generalleri tasfiye edemeyince, kendisi tasfiye edildi. Tasfiye edilen
bu hareket içerisinden 2 mazlum(!) kahramanlaştırıldı. Ama bu
‘mazlumlar’ öyle ‘mazlum’du ki, darbenin başı Yahudi-siyonist [b]Çevik
Bir’le
içli dışlı olmakla kalmıyor, darbenin ana karargâhı Yahudi lobileriyle
de sarmaş dolaş oluyorlardı. Meselâ, Çevik Bir, Fetullah’a övgüler
düzüyor, “okullarını ziyaret etmemize müsaade ederle mi?” şeklinde
ricasını iletiyor. Fettoş ise, “eğer devlet isterse, okullarımı
bedavaya bile kendilerine veririm” diyor ve ekliyordu: “Şayet paşam,
okullarımda, yasadışı tek bir şey bile bulursa, şu canıma bizzat kendim
son veririm, hem de kendi ellerimle” diyerek, fedâ eylemcilerini
intiharla suçlarken, kendine mübah görüyordu. (Faruk Mercan, “Fetullah Gülen” isimli kitabı… Kitapta adı geçen diğer bir orgeneral ise Genelkurmay İkinci Başkanı Çevik Bir. 28 Şubat’ın ünlü komutanı, Zaman Gazetesi’nin imtiyaz sahibi Alaaddin Kaya’ya; “Fethullah Hoca okulları devlete devretmek için ne kadar para ister?” diye sormuş. O gün karargâhta, “Devletin bu okulları devralmak için ne kadar para vermesi lazım?” diye hesap yapılmış. Kaya, “Okulları yapanlar devletten para istemez” deyince Bir şaşırmış. Kaya, “okulları denetim için devletin resmi bir görevli bulundurabileceğini” söyleyince Bir, “Olur mu, Fethullah Gülen okulları gezmemize izin verir mi?” diye sormuş! Kitabın iddiaları arasında, Türkiye’de ‘İslam diktatörlüğü’ kurmak iddiasıyla hakkında davalar açılan Fethullah Gülen’e, ABD’de Nobel Barış Ödülü için adaylık teklif edildiği var. Hem de ABD’nin eski başkanlarından Bill Clinton tarafından. Bu teklifin, Gülen’e Clinton’ın danışmanlarından Prof. Dr. Dale Eickleman ile Prof. Dr. Richard Norton tarafından 2004 Mayısı’nda Pensilvanya’da yapıldığı öne sürülüyor.)




_________________
2ce1ol'un En İyi Üyesi Misafir
Halka Hizmet Hakka Hizmettir


Allah´in indirdigi ile Hükmetmeyenler Kafirlerdir. (Maide Süresi)

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://2ce1ol.forumc.biz
1OL(AZRAİL662)
PRENS-Kurucu
PRENS-Kurucu


Erkek
Mesaj Sayısı: 5269
Yaş: 21
Nerden: Denizli
İş/Hobiler: PC Beat
Lakap: AZRAiL662
İletisi: Allah'tır tek hakim
Ağa kim?
Paşa kim?
Deneyim:
100 / 100100 / 100

Seviye:
100 / 100100 / 100

Saygınlık:
100 / 100100 / 100

Aktiflik:
100 / 100100 / 100

İşletim Sistemi:
Ruh Hali:
Rep Puanı: 180
Rep Gücü: 2267
Kayıt tarihi: 24/12/07

MesajKonu: Geri: 12. Yılında 28 Şubat Müslüman Katliamını Önleyici Darbenin Adı: İBDA!   Paz Nis. 05 2009, 16:38

F. Gülen’in mazlumlaştırıldığı(!), Tayip Erdoğan’ın ise, mazlumluktan
kahramanlaştırılmaya(!) başlandığı o netameli dönemde, bakınız bu iki
mazlumun(!) 28 Şubat’ın ana karargâhı Yahudi lobileriyle ne kadar can
ciğer olmuşlar:


“Emekli
Orgeneral Çevik Bir’e, merkezi Washington’da bulunan Musevi Ulusal
Güvenlik Enstitüsü (JİNSA) adlı kuruluş tarafından ‘uluslararası
liderlik’ ödülü verildi. Emekli Orgeneral Bir’e bu ödül, Türk–Amerikan
ve Türk–İsrail ilişkilerine yaptığı katkıdan dolayı verildi. Aynı
törende, Amerikan Temsilciler Meclisi üyeleri Curt Weldon ve Ike
Skelton’a da JİNSA’nin üstün hizmet ödülleri verildi.”
(Hürriyet,Çevik Bir’e ‘Uluslararası Liderlik’ Ödülü, 26Ekim 1999)


“R.
T. Erdoğan 16 Temmuz 2000 tarihinde, ABD’ye gitti. Amerikan Jewish
Commite’nin davetlisi olarak orada bulunuyordu. Ayrıca burada JINSA
(Yahudi Ulusal Güvenlik Enstitüsü) yetkilileriyle de görüşmeler yaptı.
Bu gezide kendisine KİPTAŞ eski Genel Müdürü Erdoğan Bayraktar ve Münci
İnci de yer alıyordu.” (Nasuhi Güngör–Yenişafak eski Ankara Temsilcisi,
Yenilikçi Hareket, 92)


“Başbakan
Tayyip Erdoğan ABD gezisinde çeşitli Musevi kuruluşlarıyla ilgilendi,
bazılarının dâvetine katıldı, birinden ödül aldı. Tayyip Erdoğan’a
‘cesaret ödülü’ veren kuruluşun adı ‘American Jewish Congress’ (AJC)...
World Jewish Congress, Theodore Herzl tarafından 19. yüzyıl sonunda
kurulmuştu ve birkaç yıl önce 100. yıldönümü kutlandı. Dünya
Musevilerini bir ‘ulusal yurda’ kavuşturma amaçlı kurulmuş ve İsrail
ile amacını gerçekleştirmiş örgütün bir türevi Amerika’daki...


Daha
önce AJC tarafından 10 kadar kişi ödüle lâyık görülmüş; bunlar arasında
İsrailli veya Musevi olmayan tek kişi Tayyip Erdoğan. Listede İsrail’in
önemli bütün başbakanları yer alıyor, Golda Meir bile...

Türkiye, Başbakan’ınaböyle bir ödülün verilmesi bayağı anlamlı.
Ödülünverildiği mekân da öyle: HSBC bankasının NewYork merkezi...
İstanbul’daki terörist saldırılarahedef olanlardan Musevilerin ABD’deki
temsilcisiolan örgüt ödül veriyor, diğer hedef HSBC ise ödültörenine
salonunu tahsis ediyor...” (Yeni Şafak, TahaKıvanç kod adlı F. Koru, 5
Şubat 2004).


“3
gündür Türkiye’de bulunan Yahudi Liderler Heyeti, Başbakan Yılmaz,
Orgeneral Çevik Bir, TBMM Başkanı Çetin ve Dışişleri Bakanı Cem’den
sonra Fethullah Gülen ile görüştü... Görüşmede; Gülen’in, ABD’nin en
etkili Yahudi Lobisi olan ADL’nin (Anti–Defamation League) teklifiyle
hazırladığı “hoşgörü ve diyalogla ilgili kitap” da gündeme geldi.


Gülen,
İngilizce olarak hazırlanan kitap üzerindeki çalışmalarının tamamlanmak
üzere olduğunu söyledi. Kitap, ADL tarafından basılarak dünyanın dört
bir yanında dağıtılacak...” (Zaman, Selçuk Gültaşlı, Diyalog çabaları
devam ediyor, 10 Mart 1998).


Musevî
cemaati lideri ve JİNSA’nın gözdelerinden olan Bensiyon Pinto,
Zaman’daki röportajında Gülen ve Erdoğan’a övgüler yağdırıyor:


“Yıllardan
beri cemaatimize mensup din adamları ve dinler arasındaki diyaloğa önem
veren cemaat mensuplarımız, muhtelif faaliyet, toplantı ve TV
programlarında karşılaştıkları, diyaloğa girdikleri özellikle
Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı üyeleri tarafından davet edildi.


Cemaat
yönetimimiz bu taleplere karşılık verdi ve sayın Fethullah Gülen ile de
ilk temaslar bu şekilde sağlandı. Dinlerarası diyaloğun gelişmesinde
önemli rol oynayan Sayın Fethullah Gülen ile yapılan bazı temaslar
sonrasında cemaat yetkililerimiz ile birçok din adamımız iftar
yemeklerine ve muhtelif toplantılara davet edildi. Bu görüşmeler farklı
dinden olan kişilerin birbirlerini daha yakından tanımalarını sağladı,
daha önce ulaşılması zor ayrı çevrelerin fertlerinin diyalog
kurabilmelerini temin etti... (Millî Çözüm dergisi)


Yine Prof. Hasan Ünal’ın AKP ile ilgili tesbiti de, doğru bir tesbit olarak yerini korumuştur:

“A.K.P. Milletimize Takiyye yapmaktadır.”

(AYLIK Dergisi, 19. sayı, Nisan 2006 tarihli röportajından)

AYLIK:
Yazılarınızda, A.K.P.’nin, 28 Şubat’ın idealize ettiği bir Parti
olduğunu söylüyorsunuz. Bu tezinizi, hangi temel üzerine oturtuyorsunuz?


Hasan ÜNAL:
“A.K.P’ye oy vermiş vatandaş, ortalama muhafazakâr insan, dindar insan,
28 Şubat’taki bir takım uygulamalara öfkelenerek A.K.P.’ye oy vermiş
bir sürü insan var. Normalde, A.K.P.’nin 28 Şubat’a alternatif olduğunu
düşünüyordum, aslında yine bu muhafazakâr, dindar insanın gözüyle
baktığımızda bu yanlışta bir analiz değil(…) Şimdi, ama 3 Kasım
2002’den bu yana geçen hadiseleri dikkat ile incelediğimizde, A.K.P.’nin politikaları itibarıyla, 28 Şubat’ın mağdurları değil, tam tersine 28 Şubat’ın zalimlerini koruyan bir siyasete meyil ettiğini görüyoruz.”


Henüz
bu yazıyı yazarken (23 Şubat 2009), DYP eski Genel Sekreteri Tevfik
Diker’in Erbakan’a yazdığı ve Milli gazetede bugün yayınlanan şu ifşâsı
da, aslında 28 Şubat’ın gerçek ürününün ne olduğunu ve bu uğurda hangi
İslâm düşmanlarını kullandığını gösteriyor. Birlikte okuyalım:


Tarihe ışık tutacak olay!..

“Refahyol
Hükümeti’nde yardımcılığınızı kabul etmediğim ve Refahyol’a karşı
mücadele ettiğim için sizden samimi bir özür diliyorum. Lütfen kabul
ediniz


Şimdi ileteceğim olayı bana ileten e-general arkadaşımın ricası ile ismini deşifre etmeyeceğim.

“ABD
CIA Başkanı George Tenet, Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir ve MGK Genel
Sekreteri Hv. Org. İlhan Kılıç, ABD’de bir araya gelirler. Ortak bir
karara varırlar. Refahyol iktidarı yıkılmalı.”


Bu karardan sonra malum olaylar yaşanır ve Refahyol yıkılır.

Muhterem Hocam, Başbakanım, Değerli Prof. Dr. Necmettin Erbakan;

Bu
olayı AKP kurulduktan sonra bizzat birinci ağızdan öğrendim. AKP’nin
kuruluş günlerinde de çok önemli bilgilerim oldu. Bunları da ayrı bir
makalede kamuoyuyla paylaşmak istiyorum.


Dünden
bugüne geldiğimde; elimi vicdanıma koyarak bir öz eleştiri yaptım.
Ülkemde yaşayan 20 milyon aç ve yoksul ve yapılan talan ile hortumlar,
emperyalist hesaplar, akan kanlar beni uyandırdı. Bu arada şunu açıkça
ifade edeyim AKP, 28 Şubat’ın ürünüdür.”


Unutmadan, Yahudi Çevik Bir, AKP’nin kurucu başdanışmanı olmuştur…

***

Şu
sorulabilir, 28 Şubat neden fiîli darbeye dönüşmedi? Bunana darbenin
komuta merkezi ABD izin vermedi. Bunu itiraf edenlerden birisi de
Mehmet Altan ile Cengiz Çandar’dır. Şöyle ifade ettiler darbenin
durumunu: “Amerika önledi o darbeyi. Amerika Refah Partisi’ni istemedi. Birebir dinlediğim bir olay bu. Refah Partisi’nin G-8 istikametinden çıkmasının bir karşılığıydı 28 Şubat, ama fiili bir darbeye dönüşmedi. Hem Necmettin Erbakan’ı iktidardan düşürdüler hem de klasik darbeye yol açmadılar. Buna eski Dış İşleri Bakanı Madeline Albright başkanlığındaki bir dış işleri bakanları toplantısında karar verildiğini ve uygulamaya konulduğunu dinledim. En iyi şahidim de Cengiz Çandar’dır.” (Mehmet Altan / Hrant Dink Cinayeti / S. 79-80)


Peki
buna sebebi neydi, yani ABD’nin fiîli bir darbeye karşı çıkışının
sebebi? ABD’nin korkusu, 1999 yılında görüştüğümüz ve beni doğrulayan,
zamanın Em. İstihbarat Daire Başkanvekili Bülent Orakoğlu’nun
da iştirak ettiği, “İBDA’nın iktidara gelme ihtimali”ydi. 1997 yılı
Haziran ayında son sayısı yayınlanan, gönüldaş Akıncı Yol dergisinde
yayınladığımız bir ABD raporunda bu korkudan

bahsediliyordu. Fetullah ve Tayip Erdoğan’ında akıl danıştığı bu Congressional Research Service (CRS)’den Yahudi Carol Migdalovitz’in hazırladığı “Turkey’s Unfolding Political Crisis- Türkiye’nin Açığa Çıkan Siyasî Krizi”
isimli raporda, RP’nin ABD, İsrail ve Batı karşıtlığı sıralandıktan
sonra, sanal darbenin fiîliyata dökülmemesi, şayet böyle bir yanlışa
düşülürse, başta

İBDA-C
olmak üzere, Radikal İslâmcıların toplumu peşinden sürükleyeceği ifade
edilmekteydi. 5 Mayıs 1997 tarihli Turish Daily News gazetesinde
yayınlanan raporun İngilizce metni aşağıdaki gibiydi:


“What
of Refah was forced out of power by a coup?The outcome would not be any
merrier, according to Migdalovitz. Then “the radicalization of Islamist
politics is possible,” the CRS report says. “Some extremists might be
attracted to the Islamist terrorist groups, such as the notorious
Islamic Great East Raiders Front (IBDA- C), which disagreed with
Refah’s participation in the Ataturkist political system.”


27 Mart 1997 tarihli YeniYüzyıl gazetesinde “İslâmcılar Silaha Sarılacak”
manşetiyle çıkan ve Hayreddin Soykan’la gerçekleştirilmiş bir
röportajdan hemen sonra, Dinç Bilgin, bu haberi yapan muhabiri çağırmış
ve “G. Kurmay şok oldu, nasıl yaparsınız bu meydan okuma haberini” diye
beni sorguladı demiştir.


Bilenler
bilir, meşhur 28 Şubat bildirisinin okunduğu Şubat Ayındaki MGK
toplantısından bir ay sonra gerçekleşen MGK toplantısı oldukça sönük
geçmişti. Yani Yeni Yüzyıl’daki bu haberin yayınlanmasından 2 gün
sonraki toplantı!


13
Haziran 1997 günü, fiîli darbeye kalkışan, kuduz İslâm düşmanı İsrailci
grup, ABD’nin bu ikazına uyan diğer grubun desteğini alamayınca fiîli
darbe gerçekleşmedi ve büyük bir Müslüman kıyımının önüne geçilmiş
oldu. Tabii ki, İBDA’nın önderliğinde. Bu önderlik ve fedakârlık 1999
sürecinde de devam etti ve Ağustos ayında nihaî darbeyi vurmayı gaye
edinen İsrailci çete, İBDA’nın K. Mirzabeyoğlu liderliğinde ilan ettiği
“1999 Devrim Yılı” hareketiyle büsbütün çökertildi!


Baran Dergisi Sayı: 111

_________________
2ce1ol'un En İyi Üyesi Misafir
Halka Hizmet Hakka Hizmettir


Allah´in indirdigi ile Hükmetmeyenler Kafirlerdir. (Maide Süresi)

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://2ce1ol.forumc.biz
 

12. Yılında 28 Şubat Müslüman Katliamını Önleyici Darbenin Adı: İBDA!

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

 Similar topics

-
» CsTk Web Tv Şubat 2010 Yeni Sürümü Son Sürüm

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
2ce 1OL :: Tarih -Osmanlı-Türk-İslam Dünyası :: İslami Dava-

forum kurmak | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Haberleşme | Suistimalı göstermek | Bir bloga sahip olmak