2ce 1OL

2ce 1oL Yeni Bir DÜnya
2ce1ol PortalAnasayfaGaleriAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıSSSTakvimGiriş yapKayıt Ol

Paylaş | 
 

 BANDIRMA

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
1OL(AZRAİL662)
PRENS-Kurucu
PRENS-Kurucu


Erkek
Mesaj Sayısı: 5269
Yaş: 21
Nerden: Denizli
İş/Hobiler: PC Beat
Lakap: AZRAiL662
İletisi: Allah'tır tek hakim
Ağa kim?
Paşa kim?
Deneyim:
100 / 100100 / 100

Seviye:
100 / 100100 / 100

Saygınlık:
100 / 100100 / 100

Aktiflik:
100 / 100100 / 100

İşletim Sistemi:
Ruh Hali:
Rep Puanı: 180
Rep Gücü: 2267
Kayıt tarihi: 24/12/07

MesajKonu: BANDIRMA   Cuma Nis. 09 2010, 18:09

Bandırma Cezaevi’ndeki İbda-C
tutukluları, Cezaevi Müdürü Fazlı Bozer’in tezgahını bozdular.
Fazlı Bozer, artniyetli ve provakatif
tutumuyla bir takım tezgahlar
düzenlemeye, sinek keyfiyetine
bakmadan tutuklu gönüldaşlarımızı rahatsız etmeye devam ediyordu...
Bandırma’da, Fazlı Bozer’in başını çektiği “teşkilat”ın, gönüldaşlarımız üzerine baskı kurmaya dair ayak oyunları üzerine, her geçen gün gerginleşen ortam, Ekim ayının son haftasında, gönüldaşlarımızın müdahalesiyle
patladı...
Ekim ayının son haftası içerisinde, İBDA-C tutukluları, her gece olduğu gibi o gece de toplu olarak namaz kılmışlar, dua ve zikir etmişler, tekbir ve tehlillerle cezaevini inletmeye başlatmışlardı ki, Bozer’in çetesinden Ünsal Demirel adlı astsubay, askerleri yatağından kaldırarak “Ne mutlu Türküm diyene!” şeklinde slogan attırma başlıyor... Gönüldaşlarımız ise cevaben “Ne mutlu müslümanım diyene!” diye bağırarak cezaevinin duvarlarını sarsıyorlar... Çeteci astsubay bu kez “Herşey vatan için!” martavalıyla bağırtıyor askeri... Her şey vatan içinse, işgâl altındaki Anadolu’yu “vatan” bilenler, önce bu vatanı Yahudi-Hristiyan Batı
emperyalizminin işgâlinden kurtarmalı değil mi? Bir müslüman için vatan, Allah Resûlü’nün ve şanlı ashabının “hicret”lerindeki sırra binaen, Allah’ın hükümleriyle hükmolunan coğrafyadır! Bugün için, yeryüzünde müslümanların hicret edebileceği bir “Darülislam”İslam ülkesi de bulunmadığına göre,
müslümanlara düşen asırlık borç, Anadolu’yu işgâlden kurtarmak ve sonra “fetih” şuuruyla “fîsebîlillâh” bütün yeryüzüne açılmaktır!.. “Herşey vatan için!”, evet; ama bu şuurla ve Allah’ın rızası gözetilmek şartıyla!.. Bu sebebten, gönüldaşlarımız “Herşey Allah için!” diye bağırıyorlar bu kez... Ve devam ediyorlar cezaevinin duvarını aşıp semaya yükselen hakikatleri haykırmaya: “Ya şeriat, ya ölüm!”, “Tek yol islâm!”, “Allah-Peygamber; Allahsız köpekler vatan sizden ne bekler!”, “Allahsız ordu, deprem seni vurdu!”...
Asker, inanmadığı sloganları emir
zoruyla, ruhsuz ve gönülsüz bağırıyor, yani nâfile... Allahsız astsubay da farkında ezildiğinin ve bu ezikliği bastırmak için beylik tabancasını çıkarıp havaya üç el ateş ediyor. Peşinden bir askere emir veriyor; G-3’le havaya ateş ettiriyor...
İbda-C tutukluları silâh sesleri üzerine kükreyerek cam çerçeve indirip
cezaevinin altını üstüne getiriyorlar ve havalandırma duvarının ardından havaya silah sıkarak hava atan astsubayı, gönüllü gelecek askerleriyle birlikte şövalyece düelloya davet ediyorlar. Bütün Allahsızlar gibi mertlik ve yiğitlikten
kendisinde eser bulunmayan astsubay Ünsal, cezaevinde isyana sebep olduğu için tırsıp kaçıyor. Çete reisi Fazlı Bozer ise panik içinde, işi alttan alarak hadiseyi kapatmaya çalışsa da, artık iş kopmuştur ve İbda-C tutuklularının talepleri nettir: “Şeriat’a küfrederek, havaya ateş açıp kaçan o..... çocuğunun bulunup hesap sorulması!”
Geceyarısı Savcı yatağından kaldırılıp cezaevine getiriliyor. Gönüldaşlarımızdan özür dileyen savcıya, Astsubay Ünsal Demirel’in özür dilemesi ve bu tür hadiselerin bir daha tekrarlanmaması şartıyla “normale” dönüleceği söyleniyor. Gönüldaşlarımızın talebi yerine
getiriliyor, astsubay hakkında tahkikat açılıyor ve ve isyan sona eriyor...
Tabiat ve tıynetinde kalleşlik olanların kurduğu çete devletindeki binbir çeteden birinin başı olan Fazlı Bozer, bu hadiseden bir hafta sonra, 2 Kasım tarihinde, Bandırma askerî birliklerinin operasyon timlerini, arama bahanesi ile cezaevine sokuyor... Operasyon timleri İBDA-C koğuşlarına geldiklerinde, hadiseyi önceden istihbar eden gönüldaşlarımızın kurduğu barikatlarla karşılaşıyorlar... Üzerlerine gelen operasyon timlerine operasyonun nasıl yapılacağını gösteren gönüldaşlar, ilk hamlede bir üsteğmeni rehin alıyorlar ve bir erle bir uzman çavuş yaralanıyor. iki gönüldaş ise hafif birer sıyrıkla ilk vartadan çıkıyorlar... Üsteğmenin rehin alnmasıyla çatışma durulmuşken, Bozer çetesinden Ünsal ve Kurtuluş adlı
astsubayların, çatışmaya girmeleri için askerleri korkurttukları görülüyor.
Asker ise çatışmaya niyetli değil; çetenin kışkırtmaları boşa çıkıyor. Kendileriyle diyaloğa girildiğinde ise, müslümanlar üzerine sevkedildiklerini bilmediklerini söyleyen askerler, subaylarına epey bir sin-kaf faslı geçtikten sonra, “hoca”lara mahcubiyet ve pişmanlık izharında
bulunarak özür diliyor...
Ve gönüldaşlaramızın, Allahsız Ünsal ve diğer çete elemanlarının defolup
gitmesini şart koşmaları üzerine, Ünsal postalanıyor...
Bunun üzerine normal bir zeminde
diyalog kuruluyor... Balıkesir Alay Komutanı ve Emniyet Müdürü de,
hadiselerin bir piç yüzünden vuku bulduğunun açığa çıkması üzerine özür beyan edip, üzgün olduklarını
söylüyorlar... Bir yanda bu olumlu görüşmeler yapılırken, Sivas sanıklarına idam talebinde bulunmasıyla tanınan Cezaevi Vekil Savcısı Murat Akkuş ile Müdür Fazlı Bozer hâlâ tahrik çabalarında bulunsalar da, bu gayretleri akim kalıyor ve her ikisi de ortalıktan kayboluyor...

_________________
2ce1ol'un En İyi Üyesi Misafir
Halka Hizmet Hakka Hizmettir


Allah´in indirdigi ile Hükmetmeyenler Kafirlerdir. (Maide Süresi)

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://2ce1ol.forumc.biz
 

BANDIRMA

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
2ce 1OL :: Tarih -Osmanlı-Türk-İslam Dünyası :: İslami Dava-

forum kurmak | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Haberleşme | Suistimalı göstermek | Bir bloga sahip olmak