
2ce 1OL
2ce 1oL Yeni Bir DÜnya
|
| | Yazar | Mesaj |
|---|
MUS'abBinUMEYR Bizden

 Mesaj Sayısı: 33 Yaş: 33 İletisi: 2ce1ol Deneyim: Seviye: Saygınlık: Aktiflik: Rep Puanı: 0 Rep Gücü: 0 Kayıt tarihi: 08/02/08
 | Konu: Başörtüsü üzerine Ptsi Mart 03 2008, 14:20 | |
| İşin doğrusu tesettür meselesi son zamanlarda bir yönüyle çok büyütüldü. Biraz da mesele politize edildi. Herkes için demiyorum. Politize edenler oldu. Bir yönüyle de mülahaza ayağa düşürülmek istendi. Kur'an'ın bir emri olması itibarıyla "ayağa düşürüldü" tabirini betahsis kullanmadım. Şimdiye kadar değişik şeyler hep böyle yapılmıştır. Bir bardak suda böyle fırtına koparılmıştır. İhtisas alanlarına saygısızlıktan kaynaklanan bir yanı var meselenin; bir de tesettür üzerinden politika yapma yanı var. Bazı insanların ruhlarında dine karşı bir tavır olduğu gibi, Mefisto yanlısı kimseler Hazreti Adem zamanından günümüze kadar içlerinde din düşmanlığı yaşamışlar. Hakiki dindarın genel tavrını, olması gerekli olan tavrını ifade sadedinde diyebilirim ki; mü'minin kimse ile kavgası yoktur, olmaması lazımdır. Yani biz hakiki mü'min isek, gönüllerimizi Allah'a vermişsek; falan, falan türlü düşünür, filan, filan türlü düşünür.. kimse ile kavgamız olmamalı. Bilerek de kimseyle kavgamız olmamıştır ve inşaallah bundan sonra da kimseyle kavgamız olmaz. Ne var ki, en haşin, en hırçın, gemi azıya almış, bazen marjinalleştiklerinden dolayı, bazen de önünü alamadıkları ve fakat nefret ettikleri bir meselenin artık olur hale geldiğinden dolayı kinlerini ve nefretlerini hezeyan halinde ortaya koyan insanlar her zaman görülebilir. Hatta bazen muvakkat cinnet yaşayan, başkalarına hakk-ı hayat tanımayan ya da istemediği şeyler olunca "Canım gibi sevdiğim ülkemi, toprağımı terk eder, başka yere giderim" diyen ya da başkalarına sınır dışını gösteren kimseler olabilir. Bunlar cinnet seviyesine varan hezeyanın ifadesidir. İş, bu şekilde -bunlar tarafından olan yanıyla- ayağa düşünce, işin doğrusu böyle akl-ı selimle, hiss-i selimle, ruh-u selimle, fikr-i selimle, mantık-ı selimle meselenin içinden sıyrılmak da oldukça zor olur.
Şöyle yaklaşabilirsiniz: Bir oyun başta kurallarına göre oynanıyorsa, yine bir kuralla onun içinden sıyrılabilirsiniz. Fakat kuralsız oynanıyorsa bir oyun orada, onun içinden sıyrılmada zorlanırsınız. Mesela, sırtınızı dönüp "selam" deyip gittiğiniz zaman, en şiddetli harplerde bile "Karşı taraf, silm ü selâma, sulh ve barışa yönelirse, siz de yönelin ve Allah'a tevekkül edin!" (Enfâl, 8/61) diyor Kur'an-ı Kerim. Onlar eğer silm ü selâma dönerlerse, "biz artık kavga etmiyoruz" derlerse, siz onlar ile sarmaş olabilirsiniz -Bu benim lazım-ı manayı ifadem, harfî mana tercüme değil-. Fakat kuralsız oynuyorsanız, onlar dönmüşler gidecekleri yere gidiyorlar, siz arkadan onlara ok yağdırırsınız. Önlerini kesersiniz, başlarına gülle bomba yağdırırsınız. İşte bu kuralsızlıktır. Belli bir noktadan itibaren insanlar öyle bir hırçınlığa girerler ki, artık orada hiç kural yoktur, tabii mantık da yoktur. Yaptıklarında mantık da aramamak lazım. Dolayısıyla çok gülünç bir duruma düşebilirler. Evet, ben genel tablo adına beraat-ı istihlal nevinden aklıma gelen şeyleri arz ederken, bunlara imâ ve işarette bulundum.
Başörtüsü Dinin Açık Emridir
Tesettür Kur'an'ın emri. Kur'an'ın emri olduğunda bir şüphe yok. Mealler onu gösteriyor, tefsirler onu gösteriyor.
Bir de bazı meseleler var ki, onu uygulamak çok önemlidir. Mesela, şimdi "namaz öyle değildir de şöyledir" deseniz siz.. mesela nasıldır namaz? Bir kısım Şintoistlerin, Budistlerin yaptıkları gibi, önce böyle upuzun, yüzü koyun yere yatacaksınız, sonra kalkıp sağa sola iki tane tekme sallayacaksınız, bundan sonra kalkıp ellerinizi kaldıracaksınız, sonra ellerinizi birer şamar şeklinde suratınıza indireceksiniz falan… Birisi kalkıp böyle dese. Şimdi Kur'an-ı Kerim'de "namaz kıl" falan deniliyor da, o rükunlarıyla filan anlatılmıyor. Onu Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) Cibril'in imameti ile tekmil ediyor. O, kendi firaseti ile yaptığı kadar yapıyor; fakat hiçbir meselede o meselenin erkanında, şeraitinde hatta huduunda, huşuunda, huzurunda bir kusur olmaması için, Cibril nasıl namaz kılıyorsa, tabir-i diğer ile, semada namaz ne ise; başka bir ifade ile, Allah nezdinde namaz denince onun mahiyet-i nefsü'l-emriyesi neyse, Cibril Aleyhisselam kendi ruhunun enginliğiyle Efendimiz'in ruhunun enginliğine duyuracak şekilde o namazı öyle kıldırıyor. Bir keresinde vaktin evvelinde kıldırıyor, bir keresinde de sonunda.
Şimdi bu vicahî bir şey. Allah'ın o mevzudaki emirleri var. Tatbikat meselesine gelince Cenâb-ı Hak Efendimize hususi mahiyette talim ediyor onu. "Bunu böyle yap, şunu şöyle yap!" diyor. Ve Cibril'in imamlığı ile o meselenin pratiğini de gösteriyor. Biz o günden bu güne namazı hep böyle kılıyoruz. Şimdi kalkıp biraz evvel bahsettiğim tipte birisi yoga ve meditasyon türü hareketlerle Allah karşısında bir ibadetten bahsetse, hepiniz güler geçersiniz buna. Bu belli artık, Kur'an öyle emrediyor, Sahib-i Şeriat da böyle diyor. Oruç da öyledir, zekat da öyledir. O dönemde meseleler emredilmiş ve aynı zamanda uygulaması yapılmıştır. Emir buyurmuş, yapmışlar onu, öyle gelmiş; "tam doğru oldu" demiş. Öyle ki namaz emredildiği halde biri gelmiş namaz kılmış orada, gelmiş oturmuş huzur-u risalet penahide. Allah Rasûlü, ona "kalk namaz kıl" demiş, "sen namaz kılmadın." Adam kalkmış bir daha kılmış. Buhari'de anlatılıyor; adam gelmiş bir daha oturmuş, Efendimiz "git namaz kıl, sen namaz kılmadın." demiş. Adam şöyle böyle görmüş onu; kıyamı görmüş, rükuyu görmüş, kavmeyi görmüş, secdeyi görmüş, celseyi görmüş ama herhalde verip veriştiyor. Aradan sıyrılıp çıkıyor, arada geçiştiriyor namazı. Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) ondan sonra talim buyuruyor. "Tekbir aldığın zaman şöyle yapacaksın.. ayakta şöyle duracaksın.. rükuda şöyle diyeceksin..." diyor. "Bir ferdin namazı ne ki!.." demiyor orada. O bir ferde namazını talim buyuruyor.
Efendimiz hayatı boyunca namaz kılmış, namaz farz olduktan sonra da on küsur sene namaz kılmış. On küsur sene millet onun arkasında namaz kılmış. Oruç da bir sene sonra farz olmuş Medine-i Münevvere'de, on sene millet, Efendimizle oruç tutmuş. Ve bu mesele yapıla yapıla herkes tarafından, çoluk çocuk tarafından da bilinir hale gelmiş. O günden bu güne de devam ediyor o. Hiç inkıta olmamış. Bazen namazı terk edenler olmuş, bazı ülkelerde terkedenlerin sayısı çokmuş. Fakat mescitlerin kapatıldığı, onların depo olduğu, hapishane yapıldığı dönemde bile millet yine mescidin damında, başka yerinde namaz kılmış. Dünyanın her yerinde o namaz Efendimiz döneminden günümüze kadar yapıldığı şekliyle hiç terk edilmemiş ve insanlar ondan hiçbir şeyi unutmamışlar. Bu böyle uygulana gelmiş. Oruç da öyle uygulana gelmiş, zekat da öyle uygulana gelmiş.
Tesettür mevzuuna gelince, o da öyle uygulana gelmiş daha o dönemden itibaren. Alın, bundan bin yüz sene evvel yazılan tefsir, -o da bin ikiyüz sene evvel yazılan insanlardan alıntılar yaparak- diyor ki: Devr-i risalet penahide meselenin şekli mevzuunda nüanslar var; çenenin altına şöyle mi getireceksin böyle mi getireceksin.. bir gözünü mü açık bırakacaksın, iki gözünü mü açık bırakacaksın... Bu türlü şeyler üzerinde çok küçük farklılıklar var; fakat tesettür meselesine gelince, başın kapanmasına gelince bu devr-i risalet penahiden günümüze kadar Kur'an-ı Kerim'in emrine uyularak uygulana gelen şekliyle bu meselede hiç farklı bir mütâlaa ortaya konulmamıştır. "Mü'min kadınlara da bakışlarını kısmalarını ve edep yerlerini günahtan korumalarını söyle! Yine söyle ki mecburen görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Başörtülerini yakalarının üzerini kapatacak şekilde örtsünler." (Nur, 24/31) ayetinin tefsiri üzerinde Sahabe durmuş, Tabiin durmuş, Tebe-i tabiin durmuş. Köylüsü kentlisi ile meselenin şeklinde belki uğraşmışlar onun. Daha rahat çalışma, sıkılmama, biraz daha güneşten korunma mevzuunda belki farklı örtüler kullanmış olabilirler, omuzlarına sarkıtmış olabilirler; fakat temel tesettürde, başın kapanması mevzuunda, gerdanın kapanması mevzuunda bu tâ o günden bu güne kullanıla gelen şekildir.
Fantastik ve Garezkâr Muhalefetin Bir Değeri Yoktur
Günümüzde bir kısım kimselere şirin gözükmek için şimdiye kadar hep fantastik düşüncelerle kendisini ifade etmeye çalışmış birkaç insan bu mevzuda muhalif olabilir. Kendilerini ifade için başka faktör olmadığından dolayı biraz farklılıkla kendilerini ifadeye yeltenme gibi bir zaaf, bir boşluk, bir lüks ibtilası denilebilir bunlarınkine. Bir iki tanedir bunlar, şirzime-i kalîl. Bunların bu mevzuda "vardır, yoktur" gibi iddiaları olmuş. Bu, bugüne kadar olan o İslam ulemasının ortaya koyduğu müktesebat-ı ilmiyeyi görmezlikten gelme körlüğüdür.
Hele bazı şeyler var ki... Mesela; gûya başörtülüler saçları yemeklerin içine düşmesin diye saçlarını kapamışlar... Belli bir seviyeye gelmiş insanların bu türlü şeyleri söylemeleri, -bakın bilmeme ayrı bir meseledir de- o kadar komik ki; ne zaman bu mesele mevzubahis olduysa, herkesin güldüğünü gördüm. Bu, o insanı sahnede farzetme gibi görmeden kaynaklanıyor.. yazık değil mi o makama, o payeye!.. Millet sana imkan vermiş; belli yere yükselmiş, belli payeleri, belli seviyeleri ihraz etmişsin. İşin aslını faslını bilmeden, böyle ulu orta konuşulacak bir mevzu değil ki bu.
Senin alanın herkesin anlayabileceği bir alandır. Ben iki senelik o mevzudaki müktesabatımla seninle bazı meselelerin münakaşalarını yapabilirim, kendi alanında. Fakat sen bu mevzuyla alakalı Kur'anın muhtevasını baştan sona kadar bilmiyorsan.. o mevzu ile alakalı tâ Sahabe döneminde, Tabiin döneminde ortaya konulmuş peygamber telakkisi nedir bilmiyorsan.. böyle bir haldeyken yine de o meselede söz söylersen, sana cin de güler, şeytan da güler, ifrit de, köydeki çoban da güler. A be birader, sen o payenle, o mansıbınla, o makamınla; müdhike olmak için o mertebelere gelmedin ki. Ayıptır bu...
Mesela, birisi kalkıp diyor ki, "İran'daki devrim olacağı ana kadar böyle bir şey yoktu. Ondan sonra buraya geldi." Yahu insaf eder insan. Sen hiç neneni görmedin mi, nenenin anasını görmedin mi? Bu millet dünden bugüne başına örtüler örtüyordu. Siz adını değiştiriyorsunuz "örtü" diyorsunuz, "türban" diyorsunuz, falan filan diyorsunuz. Şimdi örtüye türban deniliyor, o da ayrı bir mesele. Terminolojideki hata, nüansları görememe; o da ayrı bir körlük. Yok İran'dan gelmiş bir meseleymiş!.. Yahu İran'dan, Turan'dan gelmedi; Senin anan, nenen, nenenin nenesi… Onlar tâ kadimden bu yana böyle başlarını örtüyorlardı. Sonra bu bize münhasır da değil. Yahudiler de öyle yapıyorlardı, Hristiyanlar da öyle yapıyorlardı. Bu da, bazılarının iddia ettiği gibi, başörtüsünün bize Yahudilerden ve Hristiyanlardan geçtiği manasına gelmez. Tam tersine, her İlâhî Din'de, her peygamberin tebliğinde başörtüsünün yer aldığını gösterir. Fakat öyle bir cehl-i mük'ap yaşanıyor ki; Kapadokya'da, bazı ülkelerde... Falan yerden gelmiş, filan yerden gelmiş, bunlar çok ayıp şeylerdir. En azından bunları söylememek lazım. Şöyle yiğitçe çıkıp deseler ki, "Bu Kur'an'ın emri bile olsa, Peygamber bile uygulasa, ben inançsız olduğumdan dolayı bunu kabul etmiyorum!.." Bu yiğitçe bir şey olur. Ve bunlar yiğitçe Cehenneme mi giderler Allah'ın affına mı mazhar olurlar bilemeyiz; Allah'ın bileceği şeydir o mevzu. Karşılığında da Allah'ın Âhiret'te kendilerine yapacağı muameleye katlanırlar. |
|  | | djkoray BANLANDI


 Mesaj Sayısı: 217 Yaş: 21 Nerden: DENİZLİ İş/Hobiler: beat,drift Lakap: djkoray İletisi: 2ce1ol Deneyim: Seviye: Saygınlık: Aktiflik: Rep Puanı: 0 Rep Gücü: 0 Kayıt tarihi: 04/02/08
 | Konu: Geri: Başörtüsü üzerine Cuma Mart 07 2008, 18:55 | |
| bence bu başörtüsü büyük bi sorun deil çözülebilcek bişey fakat bunu tv de haberlerde ateşli anlatımlarla ortalık daha da alevleniyor... |
|  | | 1OL(AZRAİL662) PRENS-Kurucu


 Mesaj Sayısı: 5269 Yaş: 21 Nerden: Denizli İş/Hobiler: PC Beat Lakap: AZRAiL662 İletisi: Allah'tır tek hakim
Ağa kim?
Paşa kim? Deneyim: Seviye: Saygınlık: Aktiflik: İşletim Sistemi:  Ruh Hali:  Rep Puanı: 180 Rep Gücü: 2267 Kayıt tarihi: 24/12/07
 | Konu: Geri: Başörtüsü üzerine Paz Mart 09 2008, 11:40 | |
| Koray kardeşim aynen katılıyorum hakın aslında sorunu yok sorun medya ile siyasetcilerde ne zaman gelişme hızımız artarsa o zaman ya Pkk ya laiklik yada başka bişey bulup duraklamamızı sağlıyorlar.
_________________ 2ce1ol'un En İyi Üyesi Misafir Halka Hizmet Hakka Hizmettir Allah´in indirdigi ile Hükmetmeyenler Kafirlerdir. (Maide Süresi) |
|  | | MUS'abBinUMEYR Bizden

 Mesaj Sayısı: 33 Yaş: 33 İletisi: 2ce1ol Deneyim: Seviye: Saygınlık: Aktiflik: Rep Puanı: 0 Rep Gücü: 0 Kayıt tarihi: 08/02/08
 | Konu: Geri: Başörtüsü üzerine Paz Mart 09 2008, 11:52 | |
| güzel gözlemler hemde çok hatta doğru tespitler siz bunları bile bildiğinize göre siyasiler ve büyüklerimiz sizce neden sizin yaptığınız tespitleri yapmıyorlar acab?buyrun yorumlarınızı bekliyorum |
|  | | 1OL(AZRAİL662) PRENS-Kurucu


 Mesaj Sayısı: 5269 Yaş: 21 Nerden: Denizli İş/Hobiler: PC Beat Lakap: AZRAiL662 İletisi: Allah'tır tek hakim
Ağa kim?
Paşa kim? Deneyim: Seviye: Saygınlık: Aktiflik: İşletim Sistemi:  Ruh Hali:  Rep Puanı: 180 Rep Gücü: 2267 Kayıt tarihi: 24/12/07
 | Konu: Geri: Başörtüsü üzerine Paz Mart 09 2008, 12:31 | |
| Konu dışına cıkmayalım.Uygun bölümde konu açılırsa tartışılır.
_________________ 2ce1ol'un En İyi Üyesi Misafir Halka Hizmet Hakka Hizmettir Allah´in indirdigi ile Hükmetmeyenler Kafirlerdir. (Maide Süresi) |
|  | | MUS'abBinUMEYR Bizden

 Mesaj Sayısı: 33 Yaş: 33 İletisi: 2ce1ol Deneyim: Seviye: Saygınlık: Aktiflik: Rep Puanı: 0 Rep Gücü: 0 Kayıt tarihi: 08/02/08
 | Konu: Geri: Başörtüsü üzerine Ptsi Mart 10 2008, 08:00 | |
| |
|  | | |
Similar topics |  |
|
| | Bu forumun müsaadesi var: | Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
| |
| |
| 2ce1ol harita | 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106..........................................................................................................211234Web Tasarım 1ol |
|
|